Oyun oynamayı bilmeyen ve çocukları da artık 9 ve 6 yaşına gelmiş bir anne için geç kalınmış bir kitap diye düşünsem de iyi ki okudum dedim her sayfada. Çocukların duygularını biz yetişkinler gibi kelimelerle ifade etmesini beklemenin çok akıllıca olmadığını onlarla beraber yere oturup oyun oynamanın kendimize de yapacağımız en güzel iyilik olduğunu söylüyor yazar. Bağlantı ve temas kurmak için oyun kurma,krizleri ve duygu durumlarını oyuna dökerek üstesinden gelmenin aslında o kadar da karmaşık olmadığını görüyoruz. Hatta bir kısmını günlük hayatımızda oyun olduğunu fark etmeden uyguladığımızı da görüyoruz. Bilhassa son kısımda verdiği alternatifler,pusulalar çok yol gösterici. Oyun oynamak için hiçbir yaş geç kalınmış sayılmazmış. Cesaret ve ilham verdiği için teşekkür ederim.