Çünkü tutkunun özünü mantık teşkil etmez. Ötekinin ne verdigi tutkunun hiç umurunda degildir, o kendini bütünüyle ifade etmek, bütünüyle yaşamak ister; karşılığı yalnızca tatlı duygular, nezaket, dostluk ya da sabır olsa bile.
İnsan onemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar. 0 esnada ne söylediğinin, hangi sözler ve prensiplerle kendini savundugunun bir onemi var mı?
Ruhunu ve kaderini yalnızlığa teslim eden bir insansa inancı olamaz. Sadece bekleyebilir. Onu yalnızlığa mahkum eden her şeyi, kendisini bu duruma getirenlerle ya da getirenle bir kez daha konuşacağı günü ya da anı.