Sana "benim" demiyorum; hiçbir zaman benim olmadığının farkındayım ve bu düşünceyle bir zamanlar ruhumu avutmuş olmanın cezasını çok ağır çektim; buna rağmen sana yine de "benim" diyeceğim; benim baştan çıkarıcım, benim sahtekârım, benim düşmanım, benim katilim, benim bedbahtlığımın kaynağı, benim neşemin mezarı, benim mahvoluşumun uçurumu.
Seni bir unutabilseydim! O zaman aşkım bir hafıza işi mi demek olur? Zaman yazı tahtalarındaki her şeyi silmiş de olsa, silinmiş olan hafızanın kendi de olsa, sana olan ilgim dipdiri kalmaya devam ederdi, sen hiç unutulmazdın. Seni bir unutabilseydim! Ama o zaman neyi hatırlayacağım? Seni hatırlamaktan kendimi bile unuttum; seni unutursam, tekrar kendimi hatırlayacağım, fakat kendimi hatırladığım an seni tekrar hatırlamak zorunda kalacağım. Seni bir unutabilseydim!