Öncelikle Nietzche gibi bir adamı tanımayan yoktur! diye düşünüyorum kitap okurlar arasında. Kimilerine göre anlaşılması zor bir dahi kimilerine göre bir filozof ve psikolog kimilerine göre ise bir deli. Kendisi de kendisini olduğu yüzyılın değil, gelecek yüzyılların filozofu olacağını belirtir. Yani gerçekte kim olduğuna kendisi dahil ortak bir kanıya varılamamıştır. Onu anlayan, anladığını düşünen, anlamayanın bile söylemiş olduğu sözlere, kurmuş olduğu cümlelere hayranlıkla yaklaştığını söyleyebiliriz. Kitap beğenilmeyecek gibi değil, Irving Yalom üç büyük dehayı -Sigmund, Josef ve tabiki de kitabın da isminden anlaşılacağı gibi Nietzche- bu kitapta gerçek ve kurgu ile harmanlayarak Nietzche’nin felsefesini biraz daha anlaşılması kolay bir şekilde (ne kadar basitleştirilebilirse artık) anlatmaya çalışıyor bize. Hayattaki fedakarlıklarımızın motivasyon kaynağı nedir? Gerçek ümitsizlik nedir? İnanç hayatımızın hangi noktasında yer almalı ve onu yerinden edecek şeyler ne olmalı?Özgürlük uğruna neler yapılmalı? insan nasıl özgürleşir? Güç istencinde nasıl bir rol oynamalıyız hayatlarımızda? Evlilik hangi koşullar altında kabul edilebilir? Ve daha aklıma gelmeyen bir sürü sorunun cevabını Nietzche ve Josef in tartışmalarından bulabileceksiniz. En azından alternatif çözümleri okuyacaksınız. Okurken hiç sıkılmadığım bu kitapla Nietzche’ye olan hayranlığım katlanarak arttı. Nietzsche yi bu kitapla biraz daha anladığımı hissediyorum. Bu kitap kütüphanemde bir daha okunması gerekenler arasında da kendine yer edinmiş oldu.
Uyumaya çalıştı, ama başı her öne düşüşünde gözünün önüne çocukları geliyordu. Onları babasız bıraktığını düşünmek içini burkuyordu. Friedrich haklı, diye hatırlattı kendisine, ne demişti; “Bir yaratıcı olmaya ve ortaya yeni yaratıcılar getirmeye hazır değilsen çocuk yapma,” İhtiyaç için çocuk doğurmak yanlış bir şey, yalnızlığını hafifletmek için çocuğu kullanmak yanlış, insanın kendisine benzer bir kopya çıkarmayı kendine amaç edinmesi yanlış. Tohumlarını geleceğe doğru kusarak ölümsüzlüğü araması da yanlış, sanki spermlerin bilincini taşırmış gibi!