Mayis

İÇ ALEM MAĞARASI (TANPINAR ın ilginç terimlerinden)
Tanpınar metinlerinde neredeyse zincirleme bir bi­çimde birbirini izleyen "güzellik ve saadet rüyası"nda, "suyun ayna­sında, "akis"le, "billurkûse"de, "iç âlem mağarası'nda, "durgun su­ daki su nergislerinde") vardır bu.
Sayfa 104·Kitabı okuyor
Reklam
Sinema ve Tiyatronun vurgu sahneleri
DİPNOT DAN Edebiyat Fakültesindeki ders notlarında sinemayla tiyatronun farkını yine Ophelia'ya başvurarak anlatır Tanpınar: "Sinema tiyatronun attığı hareketleri ele alır, mesela Ophelia'nın suya atlayışını gösterir, tiyatro ise ölüsünü getirir." (Edebiyat Dersleri, Yapı ve Kredi Yayınları, hazırlayan Abdullah Uçman, 2002, s. 49)
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Batının Doğuyu etkilemesinin EVLİLİK kelimesiyle anlatma isteği
"zifaf döşeği" sözü yanıltıcı olabilir. Çünkü yazıda Asya'yla Avrupa arasındaki ilişki as­lında evliliği önceleyen bir arzu ilişkisine, bir ana-oğul ilişkisine benzetilmiştir. Nitekim aynı yazıda ; Şark’ın ana, Garb'ın oğul oldu­ğunu açıkça söyler Peyami Safa. Asya dini düşüncenin beşiği, büyük dinlerin anayurdu, insanlığın teolojik anasıdır; bir köken, bir başlan­gıç yeridir. Aklın değil imanın, bilincin değil bilinçaltının, parçanın değil bütünün yeridir. Bu yüzden de "parçaların değil, bütünün şart­larını, imkânların imkânını saklayan" büyük ve gizli bir "Ruh diya­rı"dır. Bu durumda Avrupa'nın payına düşen de bu bütünden kopan, ruh diyarından uzaklaşan, tahakküm arzusuyla davranan hırs dolu fetihçi oğul olmaktır.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
Hayata Dair
TANZİMAT ROMANLARININ KALIPLARI
Buraya kadar, Tanzimat'tan bu yana varlığını sürdüren bir kalıp­tan söz ettim. Doğu bazen yaşlı aklı, bazen olgun fikirleri, bazen fe­tih hülyasını, bazen bozma kudretini, bazense sadece ruhu temsil ediyorsa da hemen her durumda eril bir kimlik olarak temsil edil­mişti. Avrupa'ysa bazen bozulmayı bekleyen bakire, bazen baştan çıkaran kadın, bazen ihtiyar kahpe, bazen yutucu dişi olsa da hemen hepsinde dişil özellikleriyle karşımıza çıkıyordu. O halde aklını kul­lanıp kadını ehlileştirecek, veya maddeye mana, bedene ruh katacak olan ya da "Ruhumu Geriye Ver"de olduğu gibi ruhunu, onu emip yutan dişiden geri alacak olan Doğulu erkekti. Aşağı yukarı böyle bir kalıp vardı burada.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Reklam