Einar benden Ekvador'un ekonomik olanaklarını değerlendiren raporlar göndermemi istedi. Küçük bir daktilom vardı ve yazmayı seviyordum, bu isteğini hevesle yerine getirdim. Bir yıl boyunca ona en az on beş uzun mektup yazdım. Bu mektuplarda Ekvador'un ekonomik ve politik geleceği hakkındaki tahminlerimin yanı sıra petrol şirketlerini, uluslararası kalkınma ajanslarını ve kendilerini modern dünyanın içine çekmeye çalışan diğer girişimlere göğüs germeye çabalayan yerel topluluklardaki artan öfke eğilimini de değerlendirdim.
Bir gün, topluluğumuzun yakınındaki alana inen bir uçak tan takım elbiseli bir adam, Einar Greve çıktı. Dünya Bankasının hidroelektrik santraller ve diğer altyapı projeleri için Ekvador ile komşularına milyarlarca dolarlık borç verilip verilmeyeceğini belirlemek için yürütülen çalışmalardan sorumlu, dikkat çekmekten özellikle kaçınan, uluslararası danışmanlık firması Chas. T. Ma in'in (MAIN) genel müdür yardımcısı idi Einar. Aynı zamanda Amerikan ordusu yedeklerinde albaydı.
casusluk'tan ET'ye (Ekonomik Tetikçi ye) terfi ettiriliyordum. ET'lerin danışman firmalar ve başka özel şirketler için çalışan, herhangi bir devlet dairesinden bir kuruş bile maaş almamalarına rağmen imparatorluğun çıkarlarına hizmet eden, dünya üzerine dağılmış yüzlerce kadın ve erkek olduğu hakkında en ufak bir fikrim dahi yoktu. Ne daha gizli kapaklı unvanına sahip yeni bir cinsin sayısının o binyılın sonunda binlere ulaşacağını tahmin edebilirdim, ne de o büyüyen orduyu biçimlendirmekte önemli bir rol oynayacağımı.
Aileme duyduğum öfke,
kadınlarla ilgili saplantılam,
iyi ve rahat bir hayat yaşayabilme hırsım
ellerine istedikleri fırsatı vermişti:
Yoldan' çıkarılabilirdim.
Okul hayatıım boyunca gerek derslerde gerekse sporda mükemmelliği yakalama hırsım,
babama olan isyanım,
yabancılarla yakınlık kurabilmem ve
polise sakınmadan yalan söyleyebilmem tam aradıkları niteliklerdi.
Çok sonraları öğreneceğim üzere, Ferhat'ın babası İran'da Amerikan gizli servisleri için çalışıyordu, dolayısıyla Ferhat ile olan arkadaşlığım da artı bir puan getirmişti.
Bana en başta son derece olumsuz görünen şeylerin, NSA'ya kabul edilmemi engelleyeceğini düşünürken, mülakatlar tam aksini gösterir şekilde devam etti.