hafiye değiliz.
İşimiz ,yapmak ; düşünmek değil.
Bu işin meraklısı çok,
bırakın başkaları düşünsün,
boş vakti olan boş kişiler,
polisiye tutkunları,
feylesoflar,
fen adamları,
ayağı yere değmez,
kafası bulut delen kim varsa.”
tıpkı dilenci hırkası gibi sırtlarına almış kişilerden biri,
hayat tokadı,
dostlar kazığı,
felek sillesi,
İnfilak darbesi
ve tabii,
hayli düşman mermisi yediği için omuzları çökük, bıkkın görünümlü, harekattan mesul zabitti.
Tahtelbahir gemisine çıkar çıkmaz, bileklerinde ki üçer beşer kol saatini ayarlamak isteyenler ise seyir gedik lisine, tek tek kendi memleketlerinin ve Hicaz’ın zamanını hesaplatıyor, saatlerinden birini fotoğraflarını eksik etme dikleri çıplak kadınların kabarelerde kan-kan dansı yaptığı Paris’e, İkincisini Mekke ve üçüncüsünü Dersaadet’e, eğer varsa dördüncüyü ise, hayallerinin ulaştığı maceralar diyarı Batı Hint Adalarına göre ayarlatıyorlardı. Nihayet ekip ten son kişi de kule kaportasından nefes n
Küreklediği kömürden eli, yüzü, bahtı ve kaderi kara, ama yüreciği ak ve pak adamcağız! Üstbaşı kirli, tırnakları uzun, saç sakalı papaz ve bitli, ama kalbi imam-ı azam, gönlü evliya, ruhu temiz, melekler meleği er ve ermiş kişi!