Ne sen, insanlıkla ilgisi bulunmayan savcı, ne namusundan şüphe ettiğim siz polisler, ne yalancı tanıklıkla özgürlüğünü değiş-tokuş eden sefil Polein, ne iddia makamının görüşünü ve olayları yorumlayış şeklini benimseyecek kadar alçalan jüri üyeleri, "İnsan Yiyen" e layık ortaklar olan mubassırlar, kimse, hiçbiriniz, ne kalın duvarlar ne de Atlantik üzerindeki bu yitik adanın uzaklığı, maddi ve manevi hiç bir şey, yıldızlara doğru yükseldiğimde yolculuğumun pembeyle renklenen mutluluğunu bozabilir.
Kaçışım sırasında tanıdığım bütün bu insanları görmek bile kaçmaya değer. Bu olağanüstü insanları tanımakla ruhumu zenginleştirdiğim için, başarısızlıkla sonuçlansa da kaçışım bir zaferdir.
Ulu Tanrım, uygar bir toplumda yeniden yaşamaya başlamam ve bu toplum için tehlike olmadan ömür sürmem gerektiğini anlamalısın. Seninle, ya da senden yardım görmeden, kaderim bu.