Mazlûm

Mazlûm
@Mazbeyy
Miroveki ne çi tişt
642 tarihinde Hz. Ömer (r.a.) Azre b. Kays’ı Hilvan'dan, fethetmek üzere Şehrezor'a gönderdi. Ancak bütün çabalara rağmen bu amacını gerçekleştiremedi. Daha sonra Utbe b. Farkad buraya yöneldi ve büyük bir ordu ile hareket geçti. Kanlı savaşlardan ve günlerce süren şiddetli çarpışmalardan sonra bu Kürt kentinin bir çok sakini can verdi ve ancak o şiddetli çarpışmadan sonra kent ele geçirildi, bir çok Müslüman da ya savaş meydanında ya da Şehrezor’un ünlü akrepleri tarafından sokularak şehit düştü.
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Xenophone bu kitabında adı geçen kavimle ilgili olarak bazı bilgiler verir ve şöyle der: “Kardoşuy halkı Farslara itaat etmedi, onlara hiçbir zaman boyun eğmedi; öyle ki İran krallarından biri üzerlerine 120 bin kişilik bir ordu gönderdiği halde Kardoşuylar onları bütünüyle yok ettiler."
Tarih
Kürtlerin doğubilimciler ve tarihçiler üzerinde bıraktığı intiba şudur: Kürt zelil olmaz, boyun eğmez. Onu yok etmek asla mümkün değildir.Kürt; ilerlemeyi ve yükselmeyi sever. Kendisine egemen olmak isteyen büyük devletlerin kullandıkları yöntemlerden nefret eder, ulusal varlığını ve oldukça eski bir geçmişi bulunan Ari dilini korumak için memleketinin ovalarında ve dağlarında dolaşmayı sever."
Tarihin genel sayfalarında silinmez eserler bırakan büyük fatihlerin ve komutanların gerçekleştirdikleri olayların büyük kısmının bu bölgede cereyan ettiğini gözlemleriz ve bu çetin bölgenin; büyük gelişmelere sahne olduğuna şahit oluruz. Kuşkusuz bu fatihler ve komutanlar; Asurlular, Farslar, Yunanlılar, Romalılar, Araplar, Moğollar ve Türkler gibi değişik topluluklara mensuptular. Ancak Kürt halkının bu fatihlere ve komutanlara karşı gerçekleştirdiği direniş; diğer tüm halkların direnişinden çok daha uzun süreli ve çok daha çetin olmuştur. Çünkü bu talancı saldırganlar karşısında sadece Kürtler direnebilmişlerdir ve bu amansız ordular karşısında sadece Kürtler varlıklarını koruyabilmişlerdir. Saf ve katışıksız kimliklerini ancak Kürtler koruyabilmiştir. Kürt halkı kavmi meziyetleri ve ırksal karakteri itibariyle farklı bir özelliğe sahiptir ve bunu hiç kimse ne inkar edebilir, ne de hakkıyla değerlendirebilir."
Ünlü Doğubilimci Major Soane, Nayrileri anlattığı yerde şunları söylemektedir: “Nayrilerin ülkesi sadece Yukarı Zap-Büyük Zap nehrinin kuzey kısmından ibaret değildi; bilakis, Kral Tiglath-Pileser ve torunları Nayri ismini Dicle ve Fırat Nehirlerinin kaynakları dolayların da, Nifatis'ın kuzeyinde, yani Diyarbekir, Harput ve Dersim civarında, Bitlis ve Toros Dağlarında yaşayan halk için kullanırlardı. Bu bölgelerde ise, m.ö.401 tarihinde Karduen halkının ikamet ettiği görülmüştür. Bu da Med devletinin yıkılmasından sonra kurulan Akhmeniş (Achaimencs) devletinin egemenlik döneminin orta larına denk düşmektedir. Onun için sözü edilen güçlü ve çetin Karduen halkı, bu günkü Kürt halkının ataları ve Medlerin de torunlarıdır.