“Kocanız veya karınız sizi kontrol edecek; toplum size yapmanız gerekenleri söyleyecek; böylece nesilden nesile taklit sürüp gidecek. Ne hakiki inisiyatif, ne özgürlük ne de mutluluk var, yavaş bir ölümden başka hiçbir şey yok. Bir makine gibi yaşamaktan öteye geçemiyorsanız eğitimli olmanın, okuma yazma öğrenmenin ne anlamı var ki? Ama işte anne babanızın istediği bu; dünyanın istediği de bu. Dünya sizin düşünmenizi istemiyor, keşfetme özgürlüğüne sahip olmanızı istemiyor, çünkü o zaman siz tehlikeli bir yurttaş olursunuz ve yerleşik düzene uyum sağlamazsınız. Özgür bir insan kendini belli bir ülkeye, sınıfa ya da düşünce biçimine ait hissetmez asla. Özgürlük dosdoğru her seviyede özgürlük demektir ve sadece belli bir çizgide düşünmek özgürlük değildir.”
“Yoksulluk toplumun suçudur, açgözlü ve kurnaz kimselerin diğerlerini sömürüp yükseldikleri bir toplumun kabahatidir yoksulluk. Bizler aynı şeyi istiyoruz ama aynı zamanda merdivenin basamaklarını tırmanıp tepeye çıkmak da istiyoruz. Peki, hepimiz tepeye çıktığında ne olacak? İnsanların üstüne basarak yükseliyoruz ve altta çiğnenen, ezilen kişi "Hayat niye bu kadar adaletsiz? Sen her şeye sahipsin, benimse hiçbir şeyim yok" diyor. Başarı merdivenini tırmandığımız sürece her zaman yoksul ve aç insanlar olacaktır. Anlaşılması gereken husus, neden zenginlerin ve yoksulların olduğu veya neden bazıları yetenekliyken diğerlerinin öyle olmadığı değil, başarı hırsıdır. Değişmesi gereken şey, tırmanma arzumuz, büyük biri olma, başarılı biri olma isteğimizdir. Hepimiz başarmak için can atıyoruz, değil mi? Hata burada, karmada veya başka açıklamalarda değil. Fiili gerçek şu ki hepimiz tepede olmak istiyoruz, belki tam tepede değil de merdivenin tırmanabileceğimiz kadar yüksek bir basamağında. Dünyada büyük biri, başarılı biri olma dürtüsü varlığını koruduğu sürece zenginler ve yoksullar, sömürenler ve sömürülenler olacaktır.”
“Eğer özgürseniz ve zekânızı geliştirmişseniz sizin için en iyi olanı kesinlikle bulursunuz. Anne babanız ve toplum onaylasın onaylamasın bütün gelenekleri bir kenara süpürür ve sahiden yapmak istediğiniz şeyi yaparsınız. Özgür olduğunuz için zeki olursunuz ve tamamen size ait olan bir şey yaparsınız, bütünlük sahibi bir insan olarak hareket edersiniz.”
“Önemli ve anlamlı olan, geleneğin yarattığı değerleri ve insanların söyledikleri tüm o iyi, faydalı ve kayda değer şeyleri kabullenmeden araştırabilmektir. Kabul ettiğiniz anda uyum göstermeye, taklit etmeye başlarsınız ve uyum göstermek, taklit etmek, takip etmek insanı asla özgür ve mutlu kılmaz.”