Hastalıkların kökleri çoğu kez, sürdürülen yaşam biçimiyle,
yüreği dolduran hevesler ve vicdanın gerektirdiği şeyler arasındaki çelişkiye uzanıyor, burada gizleniyordu. Bu çelişkiyi ortadan
kaldırabilmek hekimin elinde olan bir şey değildi. Çoğu kişi yaşamını değiştiremiyordu, bunu başarabilenler de, şifa bulur bulmaz kendilerini bu derde düşüren yaşam biçimine yeniden dönüyorlardı, çünkü onları para pul sahibi eden ve paranın nimetlerinden yararlandıran bu yaşam biçimi oluyordu