Kitabı ilk okumaya başladığımda Allah'ım bu nasıl kitap almasaydim keşke diyerek bırakmıştım aradan aylar geçti tekrar okumaya başladım anlamadım ama pes etmeden okumaya devam edince içindeki esrarı gordum.
Maalesef toplumdaki insanların birçoğu hasta ve farkında degilller. Yaptığımiz birçok eylem bize mi ait acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Aslında bakarsak -ki ben çoğu zaman olumsuz durumlardaki eylemlerimde görüyorum - kendi öz benliğim ile yapmadığımdir.
Hani denir ya insan en çok nefret ettiği kişiye benzer diye, yazar babası tarafından uğradığı şiddet ile ve çocuklukta güvensiz bağlanmalari ile gençliğinde çıkan sorunlardan dolayı bir çalkantı yaşamasını adeta bir pedagog edasıyla anlatmış.
Son olarak insan yaşamıni sorgulamalı diyorum çoğu zaman kendi hayatlarımizi değil de bir başkasının
hayatını yaşıyoruz farkında olmadan biz olmadan göçüp gidiyoruz bu dünyadan. Kendinizi bulmaniz dileğiyle.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Girişim yapabilmek için özgür düşünce, eleştirel düşünen nesil gereklidir. Bunun için eğitim sistemi bir reforma gitmeli. Bu seviyede bir eğitim ile devam edildikçe daha da aşağılara gelmemiz iśten bile değil. Eski sistemler eskide kaldı yeni politikalar lazım. Kaldı ki o da başarılı olmadı zaten. David eagleman in dediği gibi aynı kalabilmek için değişmek zorundayiz sözünü iyi anlamak gerek.
İşlediğimiz günahlar, yaşadığımız hayat, suretimizi oluşturur. İnsanın istememesi gereken dilek kendini hep aynı görmek. Aynı görürse yaşadığının farkına varamaz.
Deniliyor ya empati insanın neresinden anlaşılır diye, en çok da yüzünden anlaşılır. İnsan yüzüne bakarak kendini görür; evreni, çevresini anlamlandirir
Genç Dorian in istediği dileğin gerçek olması ile hayatının anlamsizlasmasini konu alan akıcı bir roman.
İnsanın içinde yaşama dair bir umut buldum bu kitapta . Memleket hasreti, aynı zamanda memleket korkusu, korkuya rağmen bir teslim oluş. İşte gerçek sevdanın cesareti bu