Bana insanlardan mı bahsediyorsun? demişti.
İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar.
Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.
''Gönül, kader adında
Bir tuzağa atılmış.
Gönül birçok duygudan
Ve oddan yaratılmış
Yasa neymiş, anlamaz;
Tasa çeker, inlemez,
Gönül ferman dinlemez,
Çünkü aşka satılmış.
Gönül için acı ne?
Her söz gider gücüne.
Gönüllerin içine
Biraz ağu katılmış...''
Bilgeliğin başladığına ilk işaret, ölmek isteğidir.Bu yaşam dayanılmaz görünür, bir başkası ise erişilmez.İnsan ölmek istediği için utanmaz artık; nefret ettiği eski hücresinden alınıp ilk işi nefret etmeyi öğrenmek olacağı yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır.Bunda belirli bir inancın kalıntısı da etkilidir; taşınma sırasında efendi koridorda görünecek, tutukluya şöyle bir bakacak ve diyecektir ki:'' Bu adamın yeniden hücreye kapatılmasına gerek yok. O bana geliyor artık.''