Yavuz Sultân Selîm, Peygamber Efendimizin 73. halîfesi
olmuştur. Ondan sonra Osmanlı imparatoru olan Türk Hâkanları'nın hepsi, aynı zamanda İslâm Halîfeleri'dirler.
Memlûkler, Suriye'yi mâzide İlhanlılar'a ve Timur'a karşı başarı
ile savunmuşlardı. Cihanı fetheden Cengizliler
ve Timur bile bu memlekete (Mısıra) ayak basamamıştı.
Yavuz'un tek şeyhulislâmı ise, Zenbilli Ali Efendi olmuştur. Babası
devrinden kalmış, Yavuz'un ölümünden sonra Kaanûnî zamanında da
vefatına kadar makamını muhafaza etmiştir. Zira o zamanlar şeyhulislâmlık,
kaydıhayat ile idi. Şeyhülislam makamında bulunanlar, padişaha serbestçe hüküm
verebilmeleri için, azlolunamazlardı. Nitekim Zenbilli Efendi, Yavuz gibi nüfuz
edilemez bir şahsiyetin, birçok müfrit hareketlerini önlemiş, hattâ padişaha
sert cevaplar bile vermiştir. Yavuz, çok kızmakla berâber, kanunu bozmamış
ve Ali Efendi'yi makamında bırakmıştır.
Yavuz'un tamamen deha mahsûlü bir taktikle 12 saatte, henüz hava
kararmadan kesin netîce aldığı Çaldıran vuruşması, târihin en büyük ve namlı
meydan muhârebelerinden biridir.
"2.500 km'lik uzun bir yolu aşıp zafere ulaşılan bu başarılı seferin, hemen
aynı şartlar altında 1812'de Napoléon'un, 1941'de Hitler'in Moskova'ya
yaptıkları başarısız seferler göz önünde tutulursa, ne derece değer taşıdığı
anlaşılır""