Mertcan

Mertcan
@Mcnewreader
10 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yok mu dur diyecek!
Bu ülkede, bir kere olsun biri hak ettiği cezayı almayacak mı ulan? Blz ne yaşıyoruz? Neler oluyor bu ülkede? Çocuk görünümlü itler nasıl bu kadar rahat bir şekilde el kol geziyor? Nasıl istediği yerde istediğini tarayıp hayatına devam ediyor? Bir vekilin kızı çıkar arabayla insanları ezer, elini kolunu sallayarak o mahkeme salonundan çıkar; bir hırtın kafası atar gider masum Ahmeti defalarca bıçaklayarak katleder, mahkeme salonunda gevşek gevşek hareketleri ile hem aile ile hem de vicdanımız ile dalga geçer ve karaktersiz yakınları bu it ceza almadıktan sonra mahkeme salonunda sevinç gösterisi yapar.. Biz neler yaşıyoruz? Bugün de birbirinin kopyası olan akıl almaz olaylar yaşandı. Maraş'ta bir it alıyor silahları çantasına, okulda gördüğü herkese ateş açıyor. Onlarca yaralı var ve o itin öldü gibi gösterilip tankla okuldan çıkarıldığı iddaa ediliyor. Bir kere olsun ceza alın lan. Vekilin, polisin, siyasetçinin, bakanın, herhangi bir yetkilinin oğlu/kızı bir kere olsun yediği halttan sonra ceza alsın. Bir kere olsun suçlu yaptığı hareketin sorumluluğuna katlansın. Biz bu ülkede meb başkanının "Tarikatlarla protokol imzaladık" sözlerini konuşmamız gerekirken durum çok daha vahim, çok daha acınası. Durum artık bu ülkede herhangi bir insanın can güvenliğinin olmaması. Herhangi bir itin, canları aldıktan sonra ceza almayacağından emin olması. Durum bu ülkede herhangi bir ahlaki değerin kalmamış olması. Acılıyım. Gözlerim dolu ve kalbim sızlıyor. Bu ülkede yaşananlar her geçen gün daha çok zoruma gidiyor. Atatürk gibi bir lideri olan bu ülke, her geçen gün daha da karanlık bir yer haline geliyor.
İnsan ve Hayat
Hayat bize ne gösterecek bilmiyorum ama bazı şeyleri ne yaşanırsa yaşansın içimden silemiyorum çünkü silmek istemiyorum. Belki bu sefer olacak, belki yine aynı süreçler yaşanacak, belki mısralarımda dilediğim "sonsuz olmayı" başarmak daha da çetrefilli olacak ve belki de kocaman bir hiç olacağız. Hangi senaryo olacağını belirlemek bizim elimizde ve zamanı gelince konuşulması gerekenleri erteleyerek kendimizi derin bir belirsizliğe sürüklüyoruz. En az ayrılık kadar acı veren, sevimsiz bir belirsizlik. Biz bu yollardan birini beraber seçene kadar ben elimde kalan son şeye tutunacağım. Albümümüzü silsem, fotoğrafımızı yırtsam da dokunmaya kıyamadığım o şeye. Belki de ileride en kıymetli mısralarım diyeceğim o şiire: "Bir Soru İçin" 10/07/2025
Mukadderat
Devam ediyorlardı Kendilerini iki yarım kalp olarak nefes almaya zorlamaya, birbirlerini öfke ve kırgınlıkla anmaya ve her şeye rağmen aynı isimleri haykırmaya devam ediyorlardı Çıkışı olmayan bir labirente düşmüştü zavallı ruhları Kör olmuş gözleri ışığı görmüyordu, çıkışı seçemiyordu, yolunu bulamıyordu. Bu aciz vaziyetten hiçbir güç onları çıkaramıyordu Birbirine mukadderat kılınmışlardı onlar Öylesine çıkmaz, öylesine çaresiz Toprağında rüzgarlara karşı bir gül gibiydi onların hali kokladıkça hayat veren sarıldıkça dikeni kesen rüzgarlara karşı duran bir gül
Şiir
İdrak
Anımsayacağız Alalade bir günde belki bir sahil kenarında belki de sakin bir parkta uzaklara dalıp gittiğimiz bir anda yapışacak yakamıza düşünceler bir alacaklı gibi Kurulan o güzel hayalleri geri almak ister gibi Yeni bir hayalin şafağına Uyanmak zorunda bırakır gibi Anlayacağız Ben kalbimde saklı bir hatıranın içine düştüğümde Sen bir daha böylesi sevilmeyeceğini idrak ettiğinde
Şiir