Bugün Batı'da 'ahlak' yoktur, 'etik' vardır. Çünkü ahlak, Hâlık olan Mevla'nın yarattığı fıtrata bağlanmak demektir. Ahlak, Allah'ın mayamıza koyduğu iyi ve doğruya uymaya çalışmak demektir. Yani dünyada hiç kimse olmasa, sadece tek bir insan kalsa bile insan ahlâkî olmak zorundadır. Halbuki etik, toplumda hâkim olan kurallara uymak anlamındadır. Bu kurallar zulüm, soygun, sömürü getirse bile... Bu sebepten etik dendiğinde insanın yaradılışla, fıtratla bağı kastedilmez. Oysa ahlak dendiğinde kişinin fıtratına, yani fıtrat dini İslam'a bağlanması gerekir. Bu nedenle etik kavramını asla ahlak kavramının eş anlamlısı olarak kullanamayız.