"Bu eşsiz dostsuz hayat, bütün hülyalarını kırıp savurmuştu; kendinin eremediğine, oğlunun ereceğini ummaya başladı. Onun yüksek mevkilere geçeceğini kuruyor, daha şimdiden onu büyümüş, yakışıklı, sohbeti hoş bir mühendis veya bir hâkim olmuş gibi görüyordu."