Mel

"Ve görüyorsunuz ki, bu durumda birkaç döküntü binanın ayakta kalmasına bozulmamalıyız, çünkü yeni binaları başka yerlerde yapabiliriz; aynı şekilde güzel eserler yaratmak konusunda aceleci davranmamalıyız, çünkü fazla gösterişe kapılmadan, daha iyi, daha yeni ve daha güzel binalar yapacak yer daima vardır. Örneğin, binaların içinde rahat hareket edebilecek bir alan bırakmak o kadar zevkli bir şey ki, ben olsam dış mekandan daima fedakarlık yaparım. Sonra tabii bir de süsleme olayı var, ki buna da hepimiz özen gösteririz; fakat süsleme ev olarak kullanılacak binalarda düşüncesizce abartılıyor, oysa toplantı salonları, kapalı çarşılar vb. gibi yerlerde bu daima gereklidir."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ben büyük büyükbabamdan duyduğuma göre daha çok kargaşa, arbede ve karışıklık olduğu zamanlarda insanlar tarihe ilgi duyarlarmış ve biliyor musunuz," diye ekledi dostça bir gülümseyişle bakarak, "biz artık öyle değiliz. Hayır; birçok insan bazı şeylerin nasıl yapıldığını ve olayların neden-sonuç ilişkileri hakkındaki gerçekleri inceler, böylece bilgimiz de çoğalır -tabii bunun iyi bir şey olup olmadığına karar vermeyi size bırakıyorum- ve bazen geride kalan Bob dostumuz gibi, zamanını matematikle doldurur. İnsanların zevklerini zorlamaya gerek yoktur."
"Gördüğüm bazı yüzlerdeki ifadeler o kadar düşünceliydi ki, onların bu yüz ifadelerinde büyük bir asalet olduğu duygusuna kapıldım. Karşılaştığımız kişilerin hiçbiri mutsuz görünmediği gibi, birçoğunun neşesi yüzünden okunuyordu."
"Eğer bir insan mutsuz kimselerin arasında yaşarsa çok çabuk yaşlanır."
"Nasıl güneş yeşil bir domatese vursa kızartır, mis gibi yapar ama aynı güneş leşe vursa bu sefer de kokutur, berbat bir hale getirir. İşte bu imtihanlar da bizim üzerimize vuran güneş gibi. Olgunlaşmaya müsaitsek, kızartacak, lezzetli bir hale getirecek ama çürümeye müsaitsek, leş gibi kokutacak. O yüzden imtihanın farkına varıp, seçmek zorunda olduğumuzu anlamamız lazım."