yüzünün üzülmeye çalışmış yerlerinden bahsediliyor
güya gövdenin ve sesinin başına su gelmiş, inanmazdım
herkesle hançersin de kendinle adın çıkmış sanki
kalbini özenle kırmışsın bütün eşyanın, ummazdım
Aslında her birimiz başkalarına karşı bir maske kullandığımız halde erken yaşta ilgisizliğe maruz kalanlarda bu maske kolayca düşer. Daha "üst" bilişsel seviyede anne de çocuğu da çok iyi insanlar. Korku ve arzularını kontrol altında tutabilmek için güçlü bir inanç sistemini ve ahlaksal kurallar kullanmayı öğrendiler. Fakat beyinlerinin ilişkisel ve sosyal iletişim sistemlerinde yani başkalarıyla olan duygusal bağlarının kaynağında erken çocukluklarında yaşadıkları bölünmüş şefkatin gölgeleri geziniyordu. Bizi şekillendirenler, gelişimsel deneyimlerimizin doğası ve zamanlamasıdır. Yabancı bir dili hayatlarının geç bir döneminde öğrenmiş kişiler gibi Virginia ve Laura sevginin dilini asla aksansız konuşamayacaklardı.
Çocuk büyütmek zordur. Çocuk büyütmenin zevklerini hissedebilmek için gerekli nörobiyolojik kapasiteden yoksunsanız gerginlikler ve sıkıntılar iyice büyür.
"Büyüme eksikliği" teşhisi konan bebeklerde büyüme hormonu eksikliği gözlemlenir. Bu da Laura'nın neden kilo almadığını açıklar. Bu hormonların salıverilmesi için gerekli fiziksel uyarandan yoksun Laura'nın vücudu aldığı besinlere atık muamelesi yapıyordu. Kilo almamak için egzersiz yapmaya veya müshile
ihtiyacı yoktu, fiziksel uyaran eksikliği vücudunu bunun için programlamıştı bile. Sevgi olmadan kelimenin tam anlamıyla çocuklar büyüyemez. Laura anoreksik değildi, yalnızca gerekli fiziksel şefkatten yoksun vücudu "istendiğini", büyümenin güvenilir olduğunu bilmeye ihtiyaç duyuyordu.