Ruhumun çok fazla parçasını saçtım bu sokaklara ve çokça kalabalıktır özlemimin su tepelerde çırılçıplak gezinen çoçuklar; onlardan vazgeçemem sorumluluk hissetmeden ve içim sızlamadan.
Bugün çıkarıp atığım sırtımdan, bir giysi değil, kendi ellerimle parçaladığım ten. Ardında bıraktığım, bir düşünce de değil, açlık ve susuzluğun tatlandırdığı bir yürek.
Hayvan, aç ve hayati tehdit altında olduğu zamanlarda tehlikelidir. İnsan ise tok ve güçlü olduğu zaman tehlikelidir. Kıyaslanamayacak kadar çok daha fazla suç,mahrumiyetten değil , tokluk ve taşkınlıktan işlenmiştir.
Görüyoruz ki insani mefhumu, insan zihninde ikili, neredeyse birbirine tam tamına zıt iki anlam yaratır. "insaniz." ifadesinin anlami, "Hata yaparz, güçsüzüz, bedenseliz." dir. "İnsan olalım."çağrısı ; üstün bir şeylere sahip olduğumuzu, daha ulvi görevlerimiz oldusunu, bencilligimizi birakip iyiliksever olmamiz gerektigini telkin eder. "Sen dünyevi olandan bahsediyorsun." diyerek azarlıyor İsa, Petro'yu; ilahi olanı insani olanın karşısına koyarak.İnsancılık, insanilik, hümanizm; “insan" kelimesinden gelir ve daha üstün, ahlâki eğilimleri işaret eder. İnsan ismine aynı oranda bağlı mefhumların bu ikili anlamı, insanın fıtratındaki iki kaynaklanır.Bu katmanlardan birinin kökeni dünya iken diğeri “sema”dan gelir.
Rasulullah (sav):
“Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur) sözüdür.”