Murat Yahşi

doğa en büyük, en usta heykeltıraştır. Nefesi olan rüzgârla, gözyaşları olan yağmurla nice heykeller yontmaktadır. Müzelerde tarihin ünlü heykeltraşlarının eserleri sergilenirken, neden doğanın yaptığı heykellerin bir müzesi olmasın?
Sayfa 157-158 / Çoban Ahmet'in Arkataş Müzesi!..·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne var ki, İngiltere'de verilen ilk penaltının da komik bir öyküsü vardır. 1891-92 sezonunda, Aston Villa 1-0 öndeyken, maçın bitimine iki dakika kala Stoke City penaltı kazanır. Karara sinirlenen Aston Villa'nın kalecisi uzun bir degajla topu sahanın dışına, ormanlık alana atar. Hummalı bir aramanın ardından top bulunamaz ve yedek top da olmadığı için maçı Stoke City kaybeder. Demek oluyor ki, ilk penaltı atılmasıyla değil, atılamamasıyla tarihe geçmiştir.
Sayfa 116 - Bir Kalecinin Rüyası·Kitabı okudu
Alıntı
Otobüsler tanıktır, Anadolu takımlarının bin bir zorluk ve fedakârlıklarla yaşattıkları futbol aşkına. Bir kaleci düşünün ki tüm sezonu beli ağrıdığı için deplasman yolculuklarında, otobüsün koridoruna konulan tahtanın üzerinde yatarak geçirsin... Ve lig sonunda şampiyonluk kupasını kaldırsın. Şenol Güneş'tir, o kalecinin adı...
Sayfa 111 - "Çaylar Müessesemizden..."·Kitabı okudu
Alıntı
4 Ocak 1960'ta, Fransa'nın Villeblevin adlı küçük bir kasabasında geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybeder. Camus'den geriye aralarında Veba ve Yabancı'nın da bulunduğu romanlar, tiyatro oyunları ve kaleciler için söylediği şu söz kalır: "Şunu öğrendim ki, top hiçbir zaman beklediği yönden gelmiyor insana. Bu bana hayatta çok yardımcı oldu, özellikle de büyük kentlerde insanlar göründükleri gibi olmuyor."
Sayfa 99 - Sanatın Kalecileri·Kitabı okudu
Alıntı
Cumhuriyet'in ilanından sonra da milletvekilliği yapmış olan Ubeydullah Efendi, nikah memurluğu sırasında evlendirdiği çiftlere imzalar sonrasında şu ünlü konuşmasını yapar: "Bakınız evlatlarım: Siz istediniz, siz başvurdunuz, siz geldiniz. Ben ister istemez nikahlarınızı kıyıyorum. Benden vebal gitti. Ancak her ikinizden bir ricam var. İnşallah etmezsiniz ya, yarın öbür gün birbirinizle kavga ederken, çok rica ediyorum, küfür ve beddua edeceksiniz, allahaşkına birbirinize, haydi bilemedim evlenmenize sebep olanlara ediniz. Beni ve sülalemi bu küfür ve bedduaların dışında tutunuz."
Sayfa 37 - Sizi Karı Koca İlan Ediyorum...·Kitabı okudu
Alıntı