Dostlarım benim rüyamı dinleyin ve onu yorumlamaya yardım edin. Bu rüya bana bir bilmece gibi geliyor. Onun işareti içinde saklıdır ve tutsaktır ve serbest kanatlarla uçamaz. Rüyamda hayattan ayrılmıştım. Ölümün o ıssız dağ kulesinde gece ve mezar bekçisi olmuşum. Yukarıda ölümün tabutlarını bekliyordum. Basık tavanlar, bu zafer işaretleriyle doluydu. Cam tabutların içinden, yenilmiş hayat bana bakıyordu.Toz haline gelmiş sonsuzluğun kokusunu duyuyordum. Ruhum tasalı ve tozluydu. Zaten orada, kimin ruhu ferahlayabilir ki?Etrafımda gece yarısı aydınlığı vardı. Yanımda yalnızlık çömelmişti ve hırlayan ölüm sessizliği, dostlarımın en kötüsü ile...
Herakleitos, varlığın boş bir kurgu olduğu konusunda, sonsuza dek haklı kalacaktır. Biricik dünya “görünüşte” dünyadır: “hakiki dünya” onun üstüne eklenmiş bir yalandır yalnızca.