Adı üstünde pek insanca. İnsanı kendi-kendine sorgulatırken, yaptığı anlamsızlıkları ifşa ederken bile yine kendisine sevdiren bir düşünür. Özlü sözü olan insanlar özlü olurlar Nietzsche gibi.
Yazarımız diğer iki kitabında olduğu gibi burada da çok acımasız. Ağız dolusu güldürürken ani bir manevra ile göz yaşı içinde bırakıyor sizi. Bunda sosyolojik faktörler etkili olsa da temiz olan her yüreğe değecek derinlikte.
Okunmaya değer bulmadığım bir kitap. En azından toplumumuz açısından bize birşey katmaktan uzak bir yapıt. Karakter bozukluğu yaşayan zengin bir bebenin seri suçlarını gizli ellerin ört bas etme çabası ve karakterlerin iç dünyası başarılı bir şekilde aktarılmış olsa da tavsiye etmiyorum. Tavsiye etmemenin en önemli nedeni kitabın resmen elime yapışması olması. Normalde bu öncelikli kitaplara en fazla dört gün ayırırken bunu iki haftadan uzun bir sürede bitirebildim.
Oldum olası popüler kitaplardan uzak durmaya çalışırım. Arkadaşım bana bu kitabı önerince küçük çaplı bir araştırma yaptım. Internetten bir dergiye verdiği röportajını izledim yazarın. Çelişkili konuşmalar yapsa da kameralar izleyiciler karşısında heyecana kapılmış olup kendini istediği gibi ifade edememesine verdim çelişkileri. Kitap ile ilgili araştırmada ise kitabın tam bir bilgi deryası olduğu, mutlaka okunması gerektiği yorumları çoğunluktaydı. Popülizmin etkisi vardır diye düşünsem de alıp kitabı başladım okumaya.
"Bu kitap, bu topraklarda yaşayan herkes için yazıldı.!
Milyarlarca insan, milyarlarca düşünce, his, duygu, inanış, fikir, acı, haz, yaşanmışlık..." satırlar arasında "ben" değil hep "biz" vurgusunu görünce oh dedim, tam benlik kitap.
Bu kısımdan sonra spoiler verecem sanırım. Kitabı okumayanların bilgisine. Yine de okuyan olursa şimdiden kusura bakmasın.
Kitap akıcıydı. Okuyucuyu tatmin eden, her sözünü arkadaşları ile paylaşma isteği uyandıran cümleler akıp giderken Fred hoca ile tanıştık. Her ne kadar verdiği bilgiler internette, forumlarda sık sık tartışılan konular olsa da ilgimi çekmişti. Yazar bu bilgiler kendisine vahiy ile iniyormuş gibi kimsenin bilmediğini ima etse de bilinen şeylerdi.
Fred hoca, kimsenin kendisine bile rahatlıkla sormadığı soruları öğrencilerine yöneltmişti, bereket versin çocuklar da zehir gibi. Biri hariç.
Insanlık tarihi, dinler tarihi derken milattan önce 2000'lere gidiyoruz. Sırasıyla; Tevrat, Incil ve Kur'an da geçen "Nuh tufanı"nın bilinen en eski kaynağına iniyoruz. Sümerlerin tabletlerinde, Sümer-Akad medeniyetlerine ait olduğu düşünülen Gılgamış destanında bu olay yazıya dökülmüş. Bu nedenle Tevrat dolayısı ile de ilk bölümü Tevrattan oluşan Incil, dini kitap olmaktan çıkıp tarihi kitap sayılırlar. Bu durumda
Kadın, erkek ilişkileri farklı karakterler ile öyle ustaca kurgulanmış ki Balzac' a hayran kalmamak elde değil. Bu farklı karakterler birbirlerine benzemediklerine, tamamen zıt olmalarına rağmen hepsine hak verebiliyorsunuz. Eğer ben kolay ikna edilen biri değilsem Balzac kesinlikle tam bir ikna etme ustası. Kendisinden daha sonra Madame Bovary karakteri ile romantizmi realizm karşısında yerle bir eden Flaubert'in hocası; Madame Mortsauf karakteri ile öğrencisine nazaran romantik kalmış ve adete Madame Mortsauf Madame Bovary'e ders vermiştir. Onurlu, inançlı, sadık ve hepsinden daha fazlası aşık bir kadının arzuları ile ödevleri arasında gidip gelen bu romanı elinizden bırakmak istemeyeceginize eminim. Hanreitte'nin Felix'e verdiği altın öğütleri hemen uygulamak isteği doğacak içinizde. Kısacası bu kitabı okumakla şuankinden daha iyi bir insan olabilirsiniz.