İçimde sadece şehvete benzeyen bir yorgunluk olduğunu hissedebiliyordum. Hem uyuyup hayal görmek istiyordum hem de bu büyüye hapsolmak ve tabutuma girmemek istiyordum.
Müslümanın, ibadetlerini yapmış olmasının ötesinde belli bir "bilince" sahip bulunması gerekir. Müslüman bir yandan namazını kılar, orucunu tutarken, bir yandan da küfrün ve zulmün âleti olmaya devam ederse, onda elbette belli bir bilincin bulunduğundan bahsedilemez.
"Dinî görevlerimiz" ifadesi Batılı düşünce tarzının Müslümanların hayatına yansıyan çarpıklıklardan biridir. Batı âleminde, Batı kültürü içinde buna benzer ayrımlar yapmak doğal hâle gelmiştir. Bilimle din, ahlâkla din, hukukla din hep ayrı ayrı mütalâa edilmektedir. Hatta bilim ahlâkı ile din ahlâkı gibi ayrımlar bile yapılmaktadır. Oysa bu ve benzeri ayrımların islâmi bağlamda yeri olmadığı açıktır.