Deneyim, Tanrı hakkında açık bir bilgi veremez ve onun ne olduğunu, nasıl her şeyi koruyup yönettiğini ve insanlara nasıl özen gösterdiğini öğretemez. Yine de kafalarına kazımak için, insanlara yeterli ölçüde ders verip onları aydınlatabilir
Tabiat insanları, arzuları gerçek aklın yolundan hiç sapmayacak biçimde oluştursaydı, toplumun yasalara hiç ihtiyacı olmazdı. Gerçekten yararlı olan şeyi gönülden ve özgürce yapmaları için, insanlara gerçek ahlaki derslerin verilmesi kesinlikle yeterli olurdu. Ama işin aslında, insan tabiatının pek farklı bir yapısı var. Elbette herkes kendisine yararlı olanı arar, ama bunu sağlıklı aklın buyruğuyla değil, yalnızca sınırsız arzuyla yapar. İnsanlar, çoğu zaman duygularına kapılıp sürüklenerek ( ne geleceği ne de başka şeyi hesaba katarak), bir şeyleri arzu eder ve onları yararlı bulurlar. Bu yüzden, hiçbir toplum, bir siyasi bütün ve bir güç, dolayısıyla da insanların sınırsız arzusunu ve engel tanımayan coşkusunu dizginleyen ve durduran yasalar olmadan varlığını sürdüremez.