Medine

Masallarda Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kore Dizisinin bu bağlamda incelenmesi.
10/10
·192 syf.··
2020 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2020 15:50
Harika bir kitap okudum. Neden harika? Çünkü masallara bakış açımı değiştirdi, geliştirdi. Diğer bir deyişle, ufkumu açtı. Kitapta masallarla ilgili pekçok detay mevcut. Ama ben hepsinden değil sadece kitapta masallarla ilgili en çok bahsedilenlerden ve benim de en çok ilgimi çeken 4 kısımdan bahsedeceğim. Beni en çok şaşırtan ilk konu bekaretti. Pamuk Prenses’teki cam tabut, Külkedisi’ndeki camdan ayakkabı aslında bekaretin temsiliymiş. Dikkatimi çeken ikinci konu ise masallarda iyi kadın karakterlerin pasifliğinden bahsedilmesiydi. Şöyle bir düşününce gerçekten de masallarda özellikle iyi kadın karakterlerin pasif, her zaman susan, sevgi pıtırcığı olduklarını fark ettim. Kötü kadın karakterler ise genellikle cadılar, üvey anneler olur. Bu kötü karakterlere femme fatale denir. Femme fatale ise gizemli şekilde çekici olan ve insanların başına bela açan/olan kadına denir. Bu duruma benzer şekilde birçok Türk dizisinde adamın karısı kötü karakter olarak gösterilirken adamın karısını aldattığı kadın melekten de öte bir iyi olarak gösteriliyor. Yani bu durumda kötü karakterli birini aldatmak hata değil mi? Değilmiş demek ki (!). Ki bana göre o dizilerdeki kötü kadın karakterler aldatmayı hak edecek bir şey yapmıyorlar, gerçi aldatmanın hakkı falan olmaz ama … Masallardaki üçüncü konu ise kadının inanılmaz güzellikteyken, erkeğin fiziksel gücünün nam salmış olmasıdır. Masallardan bu konuda öğreneceğimiz şey kadınlar sadece güzelliğiyle, erkekler de güçleriyle mi ön plana çıkar olmalı, değil mi? Günümüzde zihin gücü beden gücünden çok daha önemliyken ve karşılığı (maaşı) daha yüksekken kişi (cinsiyeti her ne olursa olsun) sadece dış görünüşüyle veya sadece fiziksel gücüyle Survivor’a taş çıkartan dünyada hayatta kalabilir mi? Ne kadar süre dayanabilir? Bence yok öyle bir
İlişkiler
Masallar ve Toplumsal CinsiyetMelek Özlem Sezer · Evrensel Basım Yayın · 2011685 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çocukların gökten düşen üç elmalarla değil, kendi elma ağaçlarını –aşılarını da kendileri seçerek– yetiştirebilecekleri bir dünya dileğiyle…
Sayfa 184 - pdf·Kitabı okudu
Çocukları gerçekleri yadsıyarak tozpembe bir dünyada yetiştirmek isteyebiliriz. Çocukluğunu mutlu yaşasın, sonra nasılsa hayatın zorluklarıyla karşılaşacak da diyebiliriz. Ama asıl çocukluğun zor bir süreç olduğunu ve yetişkin yaşamımızdaki sorunların büyük bir çoğunluğunun çocukluk travmalarımızdan kaynaklandığını unutmamız anlamına gelir bu.
Sayfa 183 - pdf·Kitabı okudu
Özellikle Hansel ve Gretel gibi travmatik etkileri olan masalları, mizah diliyle eleştirmek kolaylıklar sağlayacaktır. Saçma durumların altını çizmek, olayları espri konusu yaparak hafifletmek de öyle. Çünkü bir konuyu mizaha taşımak, acı çekmeden, duygusal yükleri azaltıp aslolanı yani iletileri, sonuçları ve yapılması gerekenleri sorgularken mantığı daha bağımsız kılmamız ve korkularımızla baş etmemiz için iyi bir fırsattır.
Sayfa 183 - pdf·Kitabı okudu
Eleştirel bakışı geliştirmeye elverişli, mantık dışı durumları açığa çıkaracak sorular sormak. Örneğin şu tür sorular, çocuğun kendini rahat hissedeceği türde bir sohbete başlamasını sağlayabilir: “Ya bir prensesin hizmetçilik yapması bana tuhaf geldi, sen ne dersin?” ya da “Prenses bir avcıyla ormana gönderildiğini neden düşünmemiş ki?”, “Tanımadığı insanların evine girmesi bana pek mantıksız geldi doğrusu.” vb.
Sayfa 183 - pdf·Kitabı okudu