Ay günlükleri serisinin üçüncü kitabı Cress benim fantastik bir kitaptan beklediğim her şeyi karşıladı. Kitabı beğendim ve sizlere de öneririm. Kısaca kitabın konusundan bahs etmek istiyorum. Küçük SPOILER verebilirim. Lütfen spoiler istemeyenler devamını okumayın.
Cress kendi halinde 7 yıl boyunca bir uyduda kalmış çok zeki bir kadın. Kendi prensini bekliyor ve onu kurtarmasını istiyor. Bu kitapta okuduğum hikaye beni mutlu etti. Normal bir rapunzel hikayesi beklemiyordum zaten Cinder ve Scarlet'ten sonra. Cress kendi değimiyle gizli bir kahramandı aslında. Kendini kurtarmasını beklediği prensi kapsüldeyken kurtarmış, saraya girmelerini sağlamış, Kai'nin takip edilmesini kolaylaştırmıştı. Bu kitabın en önemli yapı taşı Cress'ti kısaca. Bu kitapta sanırım en sevdiğim kısım Cress, Jacin, Wolf ve doktorun bir anda karşılaşmasıydı. Orda gerçekten güldüm. Sadece kitapta az sevdiğim şey tesadüflerdi. Örneğin planın işlenmesinde büyük adım oynayan Cress aslında doktorun kızı çıkmıştı. Bu bana biraz abartı geldi fakat gene de çok rahatsız etmedi. En sevdiğim serilerden biri olacağa benziyor. Fantastik, bilimkurgu ve masallardan hoşlanan insanlara içim rahat bir şekilde bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini söyleyebilirim. Şimdi Levana'yı okumaya gidiyorum :)