İnsanın gülerken canı acır mı, acıyormuş. Sen bu gülmeyi bile hak etmiyorsun diyo içimden bi ses sürekli. Vurdumduymazlığa vere vere tüm gün kendimi oyaladıktan sonra gece oluyo karanlık çöküyor. Sadece sokaklara değil kalbime, zihnime de. Sonra akşama kadar bastırdığım her ses çok daha yüksek volümle çok daha güçlü bir şekilde gelip bağıra çağıra bana hükmetmeye başlıyor. Birilerine deva olmaya yardımcı olmaya çalışırken kendime bi çare arıyorum aslında herkese hal hatır sorarken derdimden uzaklaşmaya çalışıyorum ama insan kendi göğsünde atandan uzaklaşamıyor. Beni ele geçiren bu sıkıntıdan kurtulamıyorum. Canımdan vazgeçerdim her şeyimden vazgeçerdim ama zamanı geri alamıyorum. Ben çaresizliği en derinden hissediyorum kimsesizliği yapayalnızlığı ilk kez bu kadar yakından görüyorum. Her şey çok kötü.
En sevdiğimiz mahlukları bile kaybetmeğe alışmıyor muyuz? Günlerce, aylarca, senelerce görmemeğe, mutlak, kat'i bir gurbet içinde yaşamağa alışmıyor muyuz?
Bana gelince, kaybettiğim şeyi, yani kendimi hiçbir zaman sevmedim.