Hayatı, iki katlı kagir evin penceresiyle karayemiş ağacı arasında su gibi akan, yaşlandıkça en mavi gökyüzünün rengini bile göremez hale gelen iklimlerin geçişini, yaprakların soluşunu izler gibi geçti Mücella'nın ömrü.
Başkaları için yaşanan hayatın senaristi gibiydi... Kaya parçasına sıkıca tutunmuş bir yosun dalı gibi dalga vurdukça yalpalanmiş ama yerinden kıpırdamamıştı.
"Affa değer olanı zaten herkes affeder. Önemli olan Affa layık olanı affetmektir." diyebilecek kadar vicdan sahibi biridir. Mücella..
Martı çığlıkları arasında çeşit çeşit çiçeklerin kokusunda akan bir hayat hikayesi..
Asıl medeniyetin, örnek alınması gerekenin ve sürdürülmekte olanın , Avrupa'nın sömürgeci ve makineleştirilmiș toplumu değil aslında ülkemizin yıllarca süregelen özbenliğinin, birikmiş tarihinin ta kendisidir. Bu ideolojiyi benimseyen bu gününü belirler ve geleceğini tayin eder. Ve şairin dediği gibi: Kişiliğini korumayan bir ulusun çağ içinde hiçbir yeri olamaz.
Hayat herkese iyi görünmez. Ancak hayata iyi görünmek senin elindedir. Tüm saflığı ile hayata karşı umut besleyen bir yaşamin dramıdır 'şeker portakalı'..
Bir kere olan asla tekrarlanmaz. Amma velakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır. Kalbinizin sesini dinleyin... Mutlaka olmanız gereken yere götürecektir sizi....