Kiliselerin sarı, dumanlı karanlığına
karşın, caminin ahengi, huzuru bende bir yumuşaklık, bir hilm uyandırıyor.İslam’daki rahmet boyutunu, Rahman olan Allah’ın sıfatlarını adeta
yansıtmış olmalı ki, küçücük bir çocuğun ruhunda derin bir iz bırakıyor.
Camideki o cemal bana kendisini sevdirmişti, daha önce gördüğüm kilise ile
aradaki farkı hemencecik hissetmiştim. Kilise korku verici bir yer, cami
huzur veren ve teskin eden bir yer.
Batı hayranlığı yanı başındaki
hakikati fark edemeyecek kadar bu insanları körleştirmiştir. Bence ibretlik bir
şey ve burada mühim olan, benim annem, babam ve benim hayatım değil; biz
gelip geçici, küçük şeyleriz. Ama bu küçük ünitede, benim hayatımda
yaşanan bu vahşet, toplumun bütün katmanlarında şiddet farklılıklarıyla yaşanıyor ve makro planda da yaşanıyor. Felaket burada…