Dışarısı ne kadar büyükmüş! Dışarısının gökyüzü de kocaman. Annemi üç tane ağabey götürdü hastaneye. Tüfekleri var hepsinin. Annem kaçarsa annemi vururlarmış. Ama annem kaçmadı.
Ağabeylerden biri hastanenin bahçesinde dolaştırdı beni. Sonra ne gördüm bil bakalım! Bir UÇURTMA!
"Bak uçurtma kaçmış"
"Hani bakayım! Nereden kaçmış?"
"Bizim göğümüzden kaçmış. Ama sakın onu vurma!"
Ağabeyin gözleri doldu ben öyle deyince..
“Nişanlın neden kafeste?” diye sordum.
Halkını sevdiği içinmiş.
“Sen niye buradasın?” diye sordum Nevin’e.
O da halkını sevdiği için buradaymış.
Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.”