"Kemal, ilk ihtilalci örgüt Yeni Osmanlılar'ın kurucuları arasında yer aldı; en önemlisi mi idi, çok önemli değil, fakat, en uzun yaşayanı oldu. Yenilikçiler, bir zaman geldi, Kemal'de birleştiler ve Kemal ile buluştular. İbrahim Temo, İttihat ve Terakki'nin kurucusu askeri tıbbiye öğrencisi.
İshak Sükûtî, bir diğer kurucu ile şöyle buluştu: "Vaktaki bir ders esnasında dışardan getirdiğim el yazılı Namık Kemal Bey'in rüyasını okurken, İshak Sükûtî arkamdan görmüş, teneffüshaneye çıktığımız zaman, benimle dargın olmasına rağmen 'Aman kardeşim İbrahim Edhem, beni affet, seni iyi tanıyamamışım, Kemal Bey'in Rüyasını bir akşam için bana da ver, okuyayım' dedi." İki kurucu böyle anlaştılar, dört olunca İttihat ve Terakki'yi kurdular."
Süleyman Nazif, Cenab Şahabeddin'e konuşmalarının birinde "Âkif sana çattıktan sonra onu nasıl affettin?" diye sorar. Cevap şaşırtıcıdır: "Âkif bir Çanakkale daha yazsın, isterse on defa daha küfretsin!"
Kılıcın bir çatalı Lailahe illallah diğer çatalı ise Muhammed Resûlullah der. Anadolu'da anlatılan halk hikâyelerinde ise çatalın biri adaleti diğeri ilmi temsil eder.
Halka haysiyetini geri veren kişi ona pek çok şeyi kabul ettirebilir. Ondan fedakârlıklar, kısıtlamalar isteyebilir ve hatta buyurganca davranabilir; halk yine de onu dinleyecek, savunacak, onun sözünü dinleyecektir; sonsuza dek değil ama uzun süreliğine.