Mehmet Bey

Kürtçe müziklerin yorumlarına: "Türküm ama Kürtçe müzik dinliyorum", "Türküm ama Zazaca" dinliyorum diye saçma sapan yorumlar yapılmaya başlamış. Müzik evrenseldir. İçerisinde barındırdığı enstrümanlar o yörenin kültürüne ait çalgılardır. Sözleri ise orada yaşamış orada bulunmuş insanların yaşadıkları, yaşayacakları şeyleri anlatır. Ritim de belirli bir ölçüde sözlerle birlikte parçaya eşlik eder. Bir müzik böyle oluşuyorsa neden insanlar özellikle de Kürtçe müziklerin altlarına Türküm ama Kürtçe müzik dinliyorum diye belirtme gereği duyuyor. Kendi içerimizde bölünmüşüz de haberimiz yok. Bizi bölen insanlara laf atıyoruz da aslında biz kendi kendimizi bölmüşüz duyanımız, bilenimiz yok.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birtakım şeyler hakkında küstahça yargı verenleri ve senin de kendisi gibi yargı vermeni isteyenleri onaylama. Her şeyi olduğu gibi gör.
Grup Munzur - İsyan Ateşi
Koşarız dere tepe Biz halkın umuduyuz Biz halkın ordusuyuz.
Darağacında Üç Fidan - Tahlil
Puan vermedi·216 syf.··
2018 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2018 12:21
"Mahkemeye itimadınız var mı?" Hıdır oğlu, 1949 doğumlu, Kayseri Sarız ilçesi, bahçeli mahallesi nüfusuna kayıtlı, OTDÜ'den ayrılma Hüseyin İnan: "Mahkemeye güvenim yoktur. sıkıyönetim mahkemelerini yargı organı olarak kabul etmiyorum." Ve Hüseyin sorgusunda, mahkeme ve dava konusundaki düşüncelerini açıklamaya devam ediyor: "...elli yılın bütün hesabını yirmi gençten soruyorlar. bununla da kalmayarak, daha ileri gidiyorlar; üç ayda eşi görülmemiş zamların, vergilerin, hayat pahalılığının ve reformları engelleyen parti ve bakanların üstüne örtü çekilerek dikkatler bizim üzerimize toplanıp, biz, bu yirmi genç topun ağzına sürülüyoruz. İddianameyi okuduğum zaman, cezanın suça değil, suçun cezaya uydurulmaya çalışıldığını gördüm. Cezamızı, biraz önce bahsettiğim pazarlık tayin edecektir. Böyle bir pazarlığın bize reva göreceği cezayı bağımsız yargı organlarından çıkarmak zor olduğu için sıkıyönetim mahkemeleri'ne çıkartılıyoruz. Hüseyin İnan'ın mahkemede kendinden emin savunmasını okuduk hep beraber. Ben okurken göz yaşlarımı bir saniye olsun tutamadım. Türkiye'de gizli kapalı gerçeklerin bulunduğu bu kitap bizlere o dönemin düşüncelerini çok iyi yansıtmaktadır. Hüseyin, Deniz, Yusuf bu üç arkadaş yakalanıp Ankara Mamak Cezaevine getiriliyorlar. hepsi ayrı ayrı yerlerde yakalnıyor. Ankara'da buluşan bu üç arkadaş zamanında da çok kez içeri girmişlerdi. Fakat bu içeri girişlerinin sonu olduğunu biliyorlardı. Ama üçü de bir gün olsun yüzlerinden gülümsemeyi eksik etmediler suratlarından. İçeride bulundukları sürece hakim karşısına daha çıkmamış üç arkadaş ölüm orucuna başladılar. Günler geçtikten sonra avukatları gelip kararın idam olabileceğini ve bu vaziyette yorgun bitkin bir halde o masaya çıkmamalarını istedi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları bunu düşünüp ölüm orucunu
Tarih
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma