Torosların şahini İnce Memed; köylü halkın umudu, isyanı ve kavgası…
Çok geciktim bu seriyi okumak için. Sağdan soldan edindiğim intiba benim bu seriye başlamamı bayağı bir geciktirdi açıkçası. İyi de oldu diye düşünmüyor değilim. Uzun yıllar önce okusaydım şu anda farkettiğim detayları farkedemez bu kadar keyif alamazdım sanırım . Öncelikle Yaşar Kemal’in siyasi duruşunu göz önünde bulundurarak seke seke , topallaya topallaya geçiyordum cümlelerden . Bir propaganda kitabı gibi görmekten alıkoyamadım kendimi. Lakin okudukça ve düşündükçe ön yargılarım, ateşe duran bir buz tanesi gibi damla damla eridi gitti. Sadece bu eser ve ben kaldık nihayetinde.
Anadolu halkının hükümet ile arasındaki ilişki, devlete bakışı, dinin ve dini sembollerin köy insanı tarafından nasıl algılandığına kadar bir çok nüans olay örgüsü içersinde eritilerek işlenmiş. O zamanın köy yaşamını, sosyal yapısını, insan ilişkilerini ve köylünün dünyasını daha güzel anlatan bu derinlikte bir kitap bilmiyorum ben. Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden yazarlarımızın romanları, denemeleri , düşünce yazıları dahil. Yazarın betimlemeleri ve üslubu mekanı tasavvur etmenize çok yardımcı oluyor. Zaten o bölgelerde doğduğum için bu konuda sıkıntı çekmedim. Yaşar Kemal zaten Anadolu’nun efsane ve masallarından ilham almıştır ama bu eser onlarca yıllık bir birikimin süzgecinden geçtiğini size hissettiriyor. Her bir vakıa zihninize akabinde dal dal budaklanacak bir ağaç filizi ekiyor. Bir düşünceden diğerini takip ediyorsunuz.
Kitaptan uyarlanan bir film de var. Hâlen yasaklı. Darbe ile yasaklanmış. RTÜK’ten onay alması için ilerleyen yıllarda tekrar sunulmuş ama yine geçmemiş. Filmi izlemedim. Çok da iyi yorum duymadım açıkçası. Velhasıl kelam bu kitap okunmalı. Lakin okunurken kıymetli bir eseri elinizde