Mehmetulzade

Mehmetulzade
@Mehmetulzade
Tarihsel süreçlere baktığımız zaman hangi coğrafya ve zaman dilimi olursa olsun, insanların önce kendilerinin, sonra ait oldukları cemaatlerin ve en sonunda da çatı vazifesi gören millet gibi grupların çıkarlarını düşündüklerini, bunun eşyanın tabiatı olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Tarih, durumu saptamak için değil de ideali üretmek için kullanıldığı, yani toplumla tarih arasındaki problemli ilişki çözülmediği sürece bu durumun anlaşılması zor, ama bu da tarihçinin problemi değil. Yeniçerilerin de aynı sultan, ulema, ayanlar, ekâbir, loncalar ve halk gibi ilk önce kendi grup çıkarlarını düşünmesinden normal bir şey olamazdı.
Sayfa 27
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Taşrada da denge zamanla devşirmelerin lehine değişecekti. Metin Kunt'un çalışmalarının gösterdiği gibi, onaltıncı yüzyılla birlikte beylerbeylikler yavaş yavaş saraydan yollanan devşirmelere verilmeye başlamış ve böylelikle taşradan yükselmenin önü kesilmişti.
Sayfa 30
Zaten başarılı kariyerlerinin ardından ailelerini yanına çağıran birçok vezirin bunlara kol kanat gerdiğini biliyoruz. Mesela Sokollu Mehmed Paşa, kardeşi (bazı kaynaklara göre yeğeni) tarihe için ipek'te (Sir. Pecka, Arn. Pejes) aynı bir başpiskoposlukta üzüntüsünde kalmıştır. Yine ailesinin diğer fertlerini İstanbul'a basında kalmıştır. Yine ailesinin diğer fertlerini İstanbul'a getirilen ilk ferdi kendisi değildi; Kanuni'nin veziri Deli Hüsrev Paşa da aynı ailedendi.
Sayfa 32
Tarih
Değişimi destekleyen kişilerin görüşlerini ifade etmekten çekindiği ortamlarda, artık işlevselliğini kaybetmiş sosyal yapılar varlığını sürdürebilmektedir. Böylece, bireyler tek tek değişim ihtiyacının farkında olsalar bile, farkı fikirlerin hoş karşılanmadığı bir tartışma ortamında bunları ifade edemedikleri için, söz konusu fikirler gelişip egemen kültüre bir alternatif yaratma ya da onu dönüştürme gücünden yoksun kalmışlardır. Aykırı fikirlerin bozgunculuk gibi görüldüğü ve kamusal alanda herkesin hâkim görüşlere biat etmeye zorlandığı bir ülkede Timur Kuran’ın ne demek istediğini hâlâ anlamayan varsa, kendilerine televizyonda oynayan askerî, kahramanlı dizileri izleyenlerle, bedelli naraları atanların aynı kişiler olduğunu hatırlatmak isteriz.
Sayfa 51
Tarih
Şevket Pamuk'un araştırmaları bize daha onaltıncı yüzyıldan itibaren Osmanlı'da maaşların Kuzeybatı Avrupa'dakilerden geride olduğunu göstererek, değişik üretim verimliliğine sahip bölgeler arasındaki ekonomik bağlılığın artmasıyla yoğunlaşan bir sömürü sistemine işaret eden Wallerstein'in şemasını doğrulamaktadır. Kapitalist dünya ekonomisinin ortaya çıktığı onaltıncı yüzyılda bile Antwerp, Amsterdam, Londra ve Paris'teki gümüş cinsinden maaşlar İstanbul'dakilerden yüksektir. Dersaadet sadece niteliksiz İnşaat işçileri söz konusu olduğunda Leipzig'i geride bırakmışa benzemektedir; iş, nitelikli iş gücüne gelince yenik düşenlere Valensiya da eklenecektir. Uzun lafın kısası, Osmanlı ekonomisi beş yüzyıl önce bile kapitalizmin çıktığı topraklara göre ekonomik olarak geridir ve fark hiçbir zaman kapanmayacaktır.
Sayfa 57
Tarih