Mehmet umut uzun

Mehmet umut uzun
@Mehmetumutuzun
“MEKÂNSIZLAR” “TAHTINA OTURMUŞ CÜMLELER” TÜRBEDÂR ŞAHSUDE” THEİAH ( ışıktan gelen ) isimli Dört Metafizik, Fantastik ve Tasavvufi içerikli romanlar yazdı. Tüm kitapçılarda ve internet satış platformlarında.
Yazar, ressam, oyuncu
Erciyes Üniversitesi gsf resim bölümü
İstanbul
Adıyaman, 11 Kasım 1986
95 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Seni çok iyi anlıyorum Mümtaz'cım.
Sanki kafasının bir tarafında çok zalim, akla gelmedik işkencelerden hoşlanan bir sihirbaz vardı. Birkaç saniye içinde, etrafındaki her şeyi değiştiriyor; mevcudu ortadan yok ediyor, mevcut olmayanları getiriyor, sade yaşadığı anın değil, bütün mazisinin, geçmiş günlerinin çehresini ve mânasını bozuyor, yalnızlık saatlerinin lezzeti olan her hayali tükenmez bir zulüm hâline sokuyordu.
Sayfa 329 - Dergah yayınları
Mehmet umut uzun
Ne güzel paylaşımlar ☺️
Reklam
Birde şuraya yaptığım tabloyu iliştireyim ☺️ Sanat ve kitap daima aşk içindedir
EYLÜL isimli okura yanıt verildi
Mehmet umut uzun
Çok teşekkür ederim 🙏☺️
Özlem sadece gurbete mi olur? İnsan kendini de özler. Sonra neden değişir insan. Yada kendini özleyecek kadar nasıl değişir. Her şey bir yana çok özlüyorum. Bazen denizin ,bazen de annemin kokusunu özler gibi....
Duygular
Mehmet umut uzun
Ne kadar güzel 💐☺️
Ego ve ruhun istekleri
Siz ne düşünüyorsunuz? Bana göre ego da istese ruh ta istese farketmez. Hareket olmadan bunlar sadece düşünce ve istekten ibarettir. Ego, ruh, nefs, akıl vs istekler soyut kavramlardan ibarettir. Somut hale getirilmeyen her soyut eylem, uyanıkken rüya görmeye benzer. Yani kişi uyanıkken de rüyadadır. Egonun ve ruhun isteklerini beyin hareket et komutuyla makinaya yani bedene hükmettiremiyorsa, sadece düşünceden ibaret kalır. En azından dile veya ele vurmalı ki ortaya bir eser çıksın. Ortaya çıkmamış, somut hale gelmemiş hiçbir şeyin kıymeti yoktur.
Kitap Alıntısı
Sude isimli okura yanıt verildi
Mehmet umut uzun
Sude Estağfirullah 😌🍀🌺
Ego ve ruhun istekleri
Siz ne düşünüyorsunuz? Bana göre ego da istese ruh ta istese farketmez. Hareket olmadan bunlar sadece düşünce ve istekten ibarettir. Ego, ruh, nefs, akıl vs istekler soyut kavramlardan ibarettir. Somut hale getirilmeyen her soyut eylem, uyanıkken rüya görmeye benzer. Yani kişi uyanıkken de rüyadadır. Egonun ve ruhun isteklerini beyin hareket et komutuyla makinaya yani bedene hükmettiremiyorsa, sadece düşünceden ibaret kalır. En azından dile veya ele vurmalı ki ortaya bir eser çıksın. Ortaya çıkmamış, somut hale gelmemiş hiçbir şeyin kıymeti yoktur.
Kitap Alıntısı
Sude isimli okura yanıt verildi
Mehmet umut uzun
Güzel bir düşünce oldu evet doğrudur. Lakin ruh bir enerji olduğu için sürekli hareket etmek ister. Ruhun bir cinsiyeti de yoktur. ( girdiği bedene uyum sağlar ) Tanıma ve benimseme evresinde aitlik hissi oluşur ) Misal bebekler ( insan veya diğer canlılar ) farketmez.. Hareketli olur ağır ve iri yapılı cüsseli canlıların hareketleri de kısıtlı ve ağır olur. Ya da tam tersi olmalı ki, yani dünyevi nefsani gıdalardan arındığında bir riyazet haline geçildiğinde; beden ( ten ) terbiye edildiğinde.. akıl, bedeni bu halde iken kontrol ettiğinde sükut hali peyda olur. Böyle bir halde ten, akıl ve ruh bir uyum içinde olmalı ki iç huzura yönelebilinmeli.. tasavvufta bir hal vardır. Seyri süluk ve sırrıl ahva makamı. Yani demem o ki, ruh huzuru için akıl be ten uyumlu olmalıdır. Bu da bir savaştır. Uyumlu olma veya uyumsuzluk için verilen bir savaş. Yani nefs savaşı. İç huzura varmak için öncelikle tam bir uyum hali gerekir ki bu uyum varlıklarda dört mevsim gibi sürekli bir değişkenlik göstermektedir. Yani kitabımdan bir alıntı söylemem icap ederse.. Yüreğinin inandığını aklın red ediyorsa mücadelen başlamış demektir. Mücadele sonunda ne olacak diye bir sual ortaya çıkacaktır. Bana göre bu da kendi aralarında yollara ayrılır. Nefs kazanırsa doyumsuzluk ve savaş haline devam.. ruh kazanırsa harekete yani daimi mutlak esasına tabi olmak. ( evrenle uyumlu ) ilim kazanırsa ki bu da bilmekten geçer. ( akıl ) ilme vakıf olan ise hepsine yani nefse, ruha ve tene ve dahi varoluştaki bütünlük ile bir oluşa sebep olacaktır. Mühim olan ilme vakıf olduğunda bunu da ikiye ayırırsak, iyiye veya kötüye kullanmak diye ortaya çıkar. Yani nefs ile mücadele etmek bana göre, vahşi ve huysuz bir at üzerindeki eli kırbaçlı bir süvari ( Akıl-ilim ) olmaya benzer. At, uysallaşınca huzurlu bir şekilde yol alınır. İç huzuru atın terbiye edilmesiyle oluşur 🌹🌺