...Dolayısıyla dindar toplumlarda, dinden kaynaklanan insani bir
eğitim bulunmaktadır. Oysa tcolojik omayan dièer abilak aol
lerinin, insanlara böyle bir insani eğitim verneleri soz konuwsu
olmadug gibi, vermeye çalışsalar bile, bağlayic br yaptırım ol-
madğndan bunun işe yaraması da mümkin değildir.
Yağmur suyu oluktan aktığı zaman su oluktan dışarı akıyor gibi bize görünür, fakat hakikatde su semâdan düşüyor. İşte evliya ve e'izze ve hukemâ ve füzelâ (faziletliler) ve ulemânın tedrîsâtı da böyledir. Malumat ve tedrîsât ufuklardan bize geliyor gibi görünüyor. Hâlbuki hakikatde o malumat bize Allah'tan geliyor.
El Hüssari bu tarz adamları bilirdi ve onlardan hoşlanmazdı, ne kadar çok müslüman olduklarını göstererek bir yerlere gelmeye çalışırlardı dilinden abartı düşmeyen bu insancıklar. İnanç yüreğin derinliklerinde, gerektiğinde kat kat gizlenmesi gereken değerli bir hazineydi.
-"Sağlam bir akıl karşısında insanı gülünç duruma düşürecek zaaflardan kaçınmak hayatımın uğraşı oldu."
-"Gösteriş ve gurur gibi."
-"Evet gösteriş bir zaaftır gerçekten. Ama gurur... gerçek bir akıl üstünlüğü varsa gurur her zaman emin ellerde olacaktır."