Descartes “düşünüyorum öyleyse varım” diye yazdı. “yalnız” sözcüğünü de kullanabilirdi: “düşünüyorum, öyleyse yalnızım”. şöyle de yazabilirdi: “yalnızım, öyleyse düşünüyorum”
Kendimle başbaşayken hiçbir zaman sıkılmadığımı söyleme cesareti gösteremem, kötü niyetli kişiler benim çok azla yetinmeyi başardığımı ileri sürecektir. Bazı insanlarla beraberken kendimle başbaşa olduğum zamanlardan daha fazla sıkıldığım doğru.
Sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kolum oraya uzanmasaydı, işte o zaman Jean Paul Sartre bir cüret çıkıp bana “cehennem başkalarıdır” deseydi ondan sırtımı kaşımasını isterdim! :)
Duyguları çok fazla başıboş bırakırsan çeker giderler, giderler ve dönüp arkalarına bakmazlar bile. Kendisine saygısı olan varlıklardır duygular. Yeteri kadar iyi değerlendirmedikleri yerde durmaz daha gerçek hissedecekleri bir yuva aramaya koyulurlar. İşin aslı buna da layıktırlar. Bize konup sonra kuşlar gibi uçan aşk da, umarım ihtiyacı olan birilerine gitmiştir Osman!
Kurt Vonnegut, ilişkilerde ayarlanması gereken doğru mesafeyi şöyle özetliyor: ‘Lütfen daha az sevgi ve biraz daha fazla saygı’. Sevginin ne olduğunu herkes için bu kadar farklı iken saygıdan daha tutunulur bir dal olduğunu hiç sanmıyorum, herkesi ömür boyu saygıya davet ediyorum Osman!