Mehtap B.

Mehtap B.
@MehtapBr
Meryem bu son dakikalarinda neler hissedeceğini çok merak etmişti. Ama gözlerini kapatınca, içini dolduran şey hayıflanma, yazıklanma değil, engin, geniş bir huzur oldu. Bu dünyaya gelișini anımsadı; yoksul bir köylünün haram çocuğu, istenmeyen bir şey, acıklı, teessüf edilen bir kaza. Yabani bir ot. Şimdi bu dünyayı bir dost, bir yoldaş, bir koruyucu olarak terk ediyordu. Bir anne olarak. Nihayet önem kazanmış bir birey olarak. Hayır. O kadar da kötü sayılmaz, diye düşündü. Bu şekilde ölmek. O kadar da fena değil. Gayri meşru başlamış bir hayat, meşru bir biçimde noktalanıyordu.
Reklam
Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği icin suçlayamazsın. Halil Cibran
Leyla kendi geleceğinin, agabeylerinin geçmişiyle boy ölçüşemeyeceğini biliyordu. Yaşarken kızı gölgede bırakmışlardı. Ölümleriyle de yeryüzünden tamamen silinmişlerdi. Anne şimdi onların hayat müzelerinin müdürüydü, Leyla ise yalnızca bir ziyaretçi.
Ne zaman kafanız karışırsa, sadece önünüze bakın ve ileri doğru en basit adımı atın.
...sıkıntılarımız bizi neyin motive ettiğini gösterir. Ve bizi motive eden şey de bize kim olduğumuzu söyleyecektir.
Reklam