…Kasvetli bir simyanın marifetiyle, vaktiyle salt var olmamak olan şey, hayatla birleştiğinde ölüm oluyor…
Rahme düşüşüm hakkında bildiklerim, siz kendinizinki hakkında ne biliyorsanız o kadar. Karanlıkta ve benim rızam olmadan gerçekleşti. Ben (bu kısacık sözcük o sıradaki cılız varlığımın yanında çok büyük kaçıyor) bir geceliğine açan çiçekleri koklayan birinin haletiruhiyesiyle nisyanın içinde ebedi bir yürüyüş halindeydim ve aniden mütecavizlerim, kadın ve erkek, bende izlerini bıraktılar, aylar içinde şişmanladım, ağırlaştım, skandal artık saklanamaz hale geldi ve nisyandan kovuldum. Ama türdeşlerimle ortak yazgım bu benim. Kasvetli bir simyanın marifetiyle, vaktiyle salt var olmamak olan şey, hayatla birleştiğinde ölüm oluyor. Dönüşümüzü engellemek için kapı mühürleniyor.
-Ölü dillerin kime ne yararı var? -dedi tumturaklı Latincesiyle.
-Pater Faluba, insanların bir ülkede değil bir dilde ikamet ettiklerini söyledi. Ve eski dilleri kurtararak...