Derken, kızgınlığını ve bana kızdığını göstermek adına bana döndü. Hanidir söylenip durduğundan, bana söylediği, upuzun bir monologun anca parçasıydı: "Çocuktunuz o zaman siz!"
" Ne?" dedim.
" Savaşta daha çocuktunuz siz. Üst kattakiler gibi!"
Başımla doğru söylediğini belirttim. Savaşta, çocukluğunun tam sonuna gelmiş aptal bakirlerdik biz.
" Ama böyle yazmayacaksın, değil mi.” Soru sormuyordu. Suçluyordu. "B-bilmiyorum," dedim.
" Ben biliyorum," dedi. "Bebek değil, erkekmişsiniz gibi yapacaksınız ve sinemada sizleri Frank Sinatra ve John Wayne ya da meşhur, savaş meraklısı diğer kart zamparalar canlandıracak. Savaş gayet güzel görünecek ve daha tonla savaşa gireceğiz. O savaşlara da üst kattakiler gibi çocuklar gidecek." Sonunda anlamıştım. Bunca kızdığı, savaştı. Çocuklarının veya başkalarının çocuklarının savaşlarda öldürülmelerini istemiyordu. Kitap ve filmlerin savaşları kısmen teşvik ettiği kanaatindeydi