Mehtap Demirel Öztaş

Puan vermedi·176 syf.·
31 saatte okudu
·
2025 3. kitabı
Müthiş Psikoloji
7.7/10 · 17,7bin okunma
Reklam
Hararet nardadır sacda değildir keramet baştadır tacda değildir her ne arar isen kendinde ara Kudüs’te Mekke’de hacda değildir...” Hacı Bektaş Veli
“İnsanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir. Değerli zamanımızı yiyip bitiren önemsiz uğraşlar vardır. Sizi ilgilendirmeyen, üstünüze vazife olmayan işlerle meşgul olmak, boş durmaktan daha yanlıştır. Özenli bir insan başkalarının işlerine müdahale etmemeli, diğerlerinin de kendi işine karışmalarını engellemelidir. İnsan önce kendi işiyle ilgilenmek zorundadır, herkese yararlı olmak zorunda değildir. Arkadaşla için de aynı kural geçerlidir. Arkadaşınızın verdiklerini kötüye kullanmamalı veya verebileceklerinden fazlasını istememelisiniz. Özellikle kişisel ilişkilerde, her şeyin fazlası zarardır. Bilgece ve ölçülü bir yaklaşım, herkesin iyi niyetini ve itibarını en iyi biçimde korur, böylece dostluğun nimetleri de zamanla yıpranmaz. Böylece hem en iyiyi seçebilecek deha ve özgürlüğe sahip olur hem de beğeninin yazılı olmayan kurallarına asla ters düşmezsiniz.”
Olasılıklar, gerçeklerden her zaman daha yorucu ve daha yıpratıcıdır. Zor gibi görünen kararlar, bir şekilde verildikten sonra olumlu ya da olumsuz bir sürece de girilse rahatlık hissi verir. Olasılığı yüklenmek, gerçekle yüzleşmekten çok daha güç ve zorlayıcı bir tercih. Çoğu kişi, zor bile olsa kendini olasılıkların baskısından ve tehdidinden kurtararak zorlayıcı bile olsa bir karar verip uyguladığında kendini hafiflemiş ve özgür hisseder. Çünkü daha önce de dediğimiz gibi kaygıyı ve gerginliği yaratan etken, bilinmezliklerdir.
Unutmayın ki biz zaten varız, bu dünyadayız ve sadece bu yüzden bile çok değerliyiz. Özeliz, kendimizden başka bir “ben” daha yok bize. Belli bir hayat duruşumuz, kişiliğimiz, hayallerimiz var ve hepsi bize ait... Sadece bize... Mutluluk ve kendi kendimize yetebilme becerisi işte bu kabullenişle başlar. Sizin değerinizi yaratan şey ne başkalarının onayı, ne başkalarının gözünde yarattığınız tatmin duygusu, ne de onları memnun etme becerinizdir. Tüm bunlar birer sonuçtur sadece. Bu sonucu var eden sizsinizdir. Kişiliğinizdir, tavırlarınızdır, davranışlarınızdır. Kendinize biçtiğiniz değerin karşılığını başka yüzlerde aramak samanlıkta iğne aramak kadar beyhudedir, yorucudur, gereksizdir.
Reklam