Hissetmemeyi seçemeyiz, yürümemeyi seçemeyeceğimiz gibi. Her zaman tanık olduğum gibi; bu dünyada var olan tüm acıyı, adaletsizliği ve sefaleti çok daha yoğun duygularla hissettiğimi hatırladığımdan beri felçli biri gibi; hiç kimsenin, engelsiz bir insanın bile kurtaramayacağı boğulan birine tanık oluyorum.
Bir zamanlar beni mutlu edebilecek sade bir kızla evlenme fırsatım olmuştu fakat onunla benim aramda, ruhumda ki kararsızlıkla, on dört nesildir gelen baronlar, bütün kasabanın evliliğime pis pis sırıtışının zihnimdeki görüntüsü, yakın bile olamadığım arkadaşların kinayeleri ile acımasız ve değersiz düşüncelerin getirdiği huzursuzluk duruyordu. O kadar fazla değersiz düşünce vardı ki sanki suçun üstüme yıkılmasının ağırlığı üzerime çökmüştü. Böylelikle mantık ve ayrılık adamı olan ben, hor gördüğüm komşularım yüzünden mutluluğu elimden kaçırdım.