"Stallin rejimini yerden yere vuruyor" söylemi ile dikkatimi çekti ama tanıdık gelen bir yönetim anlayışı ile karşılaştım.
Okudukça içinde bulunduğumuz ortamın aslında ne kadarda çok hayvan çiftliğine benzediğini görüyorsunuz.. Bazı liderlerin demokrasi ve özgürlük diye başlayıp güç elinde olunca diktatöre nasıl dönüştüğünü, insanların gerçek olmayan şeyler sürekli tekrarlandığı zaman nasıl inandıklarını, halkına sürekli tasarruf etmesini, çok çalışmasını söyleyen siyasilerin nasıl lüks içinde yaşadıklarını, aslında bunun sadece roman içinde anlatılanlar değil şu anda içinde yaşadığımız toplum olduğunu okuduğumuzda anlamamamız mümkün değil.
Tavsiyemdir, mutlaka okunmalı ve okudukça sorgulamalı..
İlk defa bir kitapta kayboldum.. Sürekli konu dışına çıkıp başka başka olayları anlatması boğdu beni açıkçası. Son 70 sayfası falan kalmıştı bıraktığımda.
Okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Bittiği an "bunun üzerine ne okunur, ya okuyacağım kitap bunun kadar güzel değilse?" gibi ufak bi telaşa sebep olmuştur.