... Bir delikanhyla bir kızın sevdasını bahane
eden öfke... Gittikçe zaman bozuluyor ve halk azıtıyor. Bugün benim saraymın kapısını tutarlar kız bahanesiyle, yarın İstanbul şehrini doldurur Padişahın sarayının kapısını tutarlar başka bir bahaneyle. Vakit erişti gibime gelir. Şu halka bir çare bulamazsak hepimizin kellesi gider. Yarın zulmü bahane ederler öbürsü gün vergiyi, öbürsü gün sarayımızı, öbürsü gün ekmeği... Ve birikirler birikirler.. Yüz bin yılın öfkesi ve de acısıyla.
Şimdiki gibi sessiz birikirler. Ve bu kalabalığa güç yetmez. Onlarla ordular, bir dünya kadar ordu olsa bașa çıkamaz. Bunlar bir araya gelmeye görsünler, önüne geçilemez. Bir çare, bunları
bir araya getirmemek için bir çare..
Şu insanlar, șu dünyada var oldukça her șeye akıl erdirecekler, kartalın uçușuna, karıcanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her șeye akıl sır erdirecekler
Karanlığa ışığa, her șeye, her șeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.