Mel

Bu kapkaranlık gecede maksat yolumu kaybettim. Ey hidayet yıldızı, bir köşeden çık, görün! Ne yana gittiysem, vahşetim arttı. Aman bu çölden, feryat bu sonu olmayan yoldan! *** Hafız, dünya yeşilliğinde güz rüzgârından incinme... Makul düşün, dikensiz gül nerde ki? *** Men-u inkâr-ı şerabin çi hikâyet başed Galiba in kaderem ‘akl-u kifayet başed Ben şarap içmeyeyim ha?.. bu ne masal, bu ne olmayacak şey? Galiba benim birazcık aklım, bu kadarcık tedbirim var!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·736 syf.··
2023 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 13:15
Bugün üzerine bastığımız, içinde dolandığımız materyal ve kavramsal dünya atalarımızın 13.000 yıllık kümülatif birikiminin sonucu. İlmek ilmek örülen anlamlar bütünü içindeyiz. Bu anlamların ilk çıkış hali ile bizim kullandığımız hali oldukça saptarılmış durumda, fakat pragmatik yaklaşınca kabul edilebilir bir sonuç. Ama dünyayı sadece bugünün penceresi ile görüp anlamlandırmaya kalkarsanız gerçeklikten epey uzak kalırsınız. Bu sizi rahatsız etmiyor ise pek tabii sadece şimdinin çizgisiyle düşünsel dünyanızı idame ettirebilirsiniz. Ama hakikati öğrenmek, bilmek niyetindeyseniz böyle sıkıcı görünen kitapları da okumanızı tavsiye ederim.  Daha önce başka bir yerde şöyle bir yazı okumuştum:  "İnsanların çok yüksek meçhul bir kulede hep daha yukarıya çıkma çabalarını anlatan bir hikâye vardır. İlk kuşak beşinci kata kadar çıkabilmiş, ikinci kuşak yedinciye ulaşırken; üçüncü kuşak onuncu kata tırmanmıştı. Zamanla, sonraki kuşaklar yüzüncü kata kadar gelmişler, ardından merdivenler çökmüştü. Yüzüncü katta kalan insanlar, burayı bir güzel döşeyip yaşamaya başlamışlar, atalarının alt katlarda geçirdikleri ömürleri ve onların uğraşa uğraşa yüzüncü kata kadar çıktıklarını unutup gitmişlerdi. Gerek kendilerini gerekse de dünyayı bu yüzüncü katın perspektifinden görürken, insanların buraya kadar nasıl ulaştıklarını bilmiyorlardı. Hatta, kendi katlarının perspektifi üzerinden kurdukları ilişkileri ve düşünceleri, bütün insanlığa mal etmeye kalkıyorlardı." Şimdi kitap size daha anlamlı görünmüştür diye umuyorum, zira bu kitabı okumamak büyük bir kayıp olur. Maalesef kitapları ne kadar ilgiyle okursak okuyalım belli bir zaman geçtikten sonra tortuları kaybolmaya başlıyor. Arada bakıp anımsamak adına çıkardığım özeti buraya da eklemek istedim. Konu ve İçerik itibariyle anlamsız
Tarih Boyunca KentLewis Mumford · Ayrıntı Yayınları · 201345 okunma
Vitruvius Mimari Üzerine On Kitap başlıklı eserinin "Tapınaklarda ve İnsan  Bedeninde Simetri Üstüne" Adını taşıyan üçüncü kitabında insan bedeninin orantırlarıyla bir tapınağın mimarisini yönlendirmesi gereken orantılar arasında dolaysız bir bağlantı kurmuştur." Doğa insan bedenini uzuvların bir bütün olarak çerçeveyle uygun bir orantıda olacağı şekilde tasarlamıştır" diye yazmıştır; bina yapan bir kişi çember ve karenin ilişkisi yoluyla bunu taklit etmelidir:    Eğer ... ayrı ayrı uzuvlar ile bedenin bütün formu arasında simetrik bir mütekabiliyet varsa ... ölümsüz tanrıların tapınakların inşa ederken, eseri oluşturan parçaları hem ayrı ayrı parçaların hem de bütün tasarımın orantılar ve simetri bakımından uyumlu olacağı bir biçimde düzenlemiş olan kişilere sadece saygı duyabiliriz. Bir tapınağın tıpkı bedenin yan tarafları gibi eşit ve karşıt parçaları olmalıdır. Bu kare şeklindeki bir binada bariz biçimde görülür ama Romalılar kemer ve kubbe yapmaya düşkündüler. Pantheon'un dahice yönü iki taraflı simetriyi küresel bir mekan içerisinde hakim kılabilmesiydi: Örneğin girişin karşısındaki ana nişin iki yanındaki iki niş çift taraflı olarak simetrikti. Vitruvius ayrıca mimarın bir binanın ölçeğini ve orantısını bedenin parçalarının ölçeğinden ve orantısından çıkarması gerektiğine de inanıyordu. Vitruvius kollar ve bacakların birbirleriyle ve hayatın kaynağı olan göbek bağıyla karın yoluyla ilişki kurduklarını düşünüyordu. Kollar ve bacaklar düz hatlar oluşturacak şekilde açılabilir: Bunların oluşturduğu iki hat göbek deliğinde kesişecektir. Demek ki parmakların uçları bir karenin hatlarını oluşturur. Leonarda ve Serlio'nun daha sonra çizdiği şekliyle Vitruviusçu beden buydu, bir çember içine oturtulmuş bir kareydi. Pantheon'un iç mekanını da bu Vitruviusçu ilke

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·388 syf.·
9 günde okudu
·
2023 52. kitabı
Richard Sennett
8.9/10 · 203 okunma