📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap, Arda Denkel'in Oxford Üniversitesi'ne teslim ettiği Doktora tezinden türetilen bir eserdir. İletişim üzerine yazılan bu eserde Denkel'in bir yakınması var, o da şu; tezini Türkçe'ye çevirirken çok fazla anlam ve kelime kaybı yaşadığını belirtmiş. Türk Dili'nin fakirleştirilmiş bir Dil olduğunu ve bizleri çok kısır bir söz öbeği içine hapsettiğini belirtiyor. Bu durumun düşünme açısından kavramsal fakirliğe yol açtığını, sebebi ise felsefe çevirilerinin ve özgün felsefe üretiminin az olmasına bağlıyor. Şuraya dikkat çekmek istiyorum; farklı dilleri bilme eksikliğimize değil, farklı dilleri kendi dilimize entegre edememe eksikliğinden yakınıyor. İçine sıkıştığımız yetersiz kavram döngüsü ile, diğer dillere nazaran oluşturabildiğimiz cümle kombinasyonları bizi sığ bir düşünce biçimi içine de sıkıştırıyor, genişleyemiyoruz. Farklı lisanlarla kelime alışverişi bir noktada zorunlu zaten ama bu sorunu yabancı dil bilme ile geçiştirenlerin aşırı Milliyetçi tutumları da gerçekten bir oksimoron. Burada yabancı dillerin algıyı katlamasını pejoratifleştirmiyorum, Türkçe'nin algımızı sınırlama sorunundan söz ediyorum.
Kitap dört bölümden oluşuyor. Süregiden iletişimi ''çekirdek iletişim olayları'' dizisi diye adlandırıp bu başlıklar çerçevesinde iç dinamiklerine değiniyor;
-İletişim ve Düşünce
-Anlatma
-Anlama
-Uzlaşım
" İLETİŞİM ve DÜŞÜNCEYİ" bu ikisi arasındaki bağı oluşturan, Dil'in işlevleri ile açıklıyor. Dilin iletişimdeki başat rolü kitap için de başat önem taşıyor.
İnsan iletişimi iki cins araç aracılığıyla yerine getirilir: dilsel ve dil-dışı. Dil, iletişim aracı olarak daha doğrudan göze çarpanı olduğundan, bireyler arasındaki düşünce alışverişinin ana yolu olarak kabul edilmiş. Böyle bir kabule dayanarak da, ilgi genellikle dil üzerinde yoğunlaştırılmış. Oysa