Mel

Yaşamsal olgular bütünlüğü içinde biz tek şeysek, zihinde; orada aynı anda her şeyiz. Bu diyalektiğin bizde yarattığı acıdır gerçeklik. Mesele; bu gerçeklikle nasıl başa çıkacağamızda. Daha holistik yaklaşacak olursak, içinde olduğumuz bu şeyi nasıl estetize edebiliriz? Bir de anlam yaratıcılarının yarattıkları anlamlar içinde anlamsızlaşması var. Pek tabii kaçamadığımız bu anlamsızlığın içinde biz de sürükleniyoruz. Anlam; üzerine düşününce anlamsızlaşan, düşünmeyince de yok olan bir şey. Sanırım en mantıklı yol; içine düştüğümüz anlamı ifrat ve tefritten korumak. Peki, mutedil olana nasıl karar kılacağız?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·160 syf.··
2022 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 23:58
Eril tahakküm, kulağa çok feminist bir söylem gibi geliyor ama buna sosyolojik bir kavram olarak yaklaşılırsa daha tarafsız yorumlanabilir diye düşünüyorum. Yakın/uzak hemen hemen çoğu etkileşimin açık veya kapalı psikolojisi eril tahakküme tabidir. Üstelik bu tahakküm biçimi sanıldığı kadar da bilinçli bir eylem değil. En azından 21.yy bazında düşünecek olursak eril yönetim biçimi tayini kümülatif bir ilerleyişle sindirildiğini Bourdieu’nün bu eseri ile yorumlayabiliyoruz. Bourdieu’nün “habitus” kavramı çok önemli. Kitabın ağırlık merkezi bu kavram üzerine kurulu. Habitus; bedene dönüşmüş toplumsallıktır. Diğer bir ifade ile, egemen sınıfların kendi kodlarını egemenlik altındakilere -pek de farkında olmaksızın- iş bölümü, alışkanlık, beğeni, dil, davranış ve karaktere empoze etmesi durumudur. Bu çerçevede cinsleştirilmiş habitus ayrımını yaparak eril habitus ve dişil habitus şeklinde bedeni tabi olduğu kurallara ayrıştırır. Dünyadaki her şeyi ve pratikleri eril ve dişil karşıtlığına indirgeyerek iş bölümünden, zevksel eğilimler ve düşünsel odaklara kadar ayrıştırılır. Erkekler dış taraftan(aktif), Kadınlar iç taraftan(pasif) sorumludur. Bu tarafların görevlerine detaylıca yer verir. Bu ayrıştırma aile ile başlayıp, eğitim, din, politika, iş bölümü ve bedenin kapitalleştirilmesi ile devam ediyor. Eril tahakküm, tam anlamıyla hayata geçebilmek için tüm şartları bir arada sağlar. Sistem, evrensel olarak erkeklere üstünlük atfeder. Bu hayatın her alanına kamusal veya özel olarak sinmiştir. Eril tahakküm ile dişil itaat arasındaki sınırı tanıma ve kabullenmeye yönelik pratik edimler sistem tarafından tetiklenir. Dişil itaat çoğu zaman bilmeden, kimi zaman da istemeden bu duruma katkıda bulunur. Sindirilen bedensel hexisin yok edilmesi için bu sorunu ele alan siyasi bir
Eril TahakkümPierre Bourdieu · Bağlam Yayıncılık · 2014340 okunma

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
4 günde okudu
·
2022 32. kitabı
Pierre Bourdieu
8.8/10 · 340 okunma
Puan vermedi·179 syf.··
2022 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2022 20:53
Bourrıaud küratör ve bir sanat eleştirmeni. Haliyle sanatın yarattığı ilişkisel ağı yakinen gözlemleyebilen biri olmuş. Bu gözlemleri neticesinde Çağdaş Sanat’a yeni bir eğilim olan “ilişkisel sanat” modunu eklemiş. Aslında ilişkisel sanat tanımını çok pozitif bir bakış açısı ile belirlemiyor. Kapitalizmin insan üzerinde yarattığı maddi kaygı ve duygusal boşluğun sanatın algılanan çizgisini de değiştirdiğini vurgulayarak çokça eleştirilerine yer veriyor. Sanat sanat içindir eğiliminin(modernizm), sanat toplum içindir(çağdaş sanat) eğilimine geçtiğini düşündüğünü söylesem hiç de yanlış olmaz. Sanatçı, hiç de gözden kaçmayacak derecede, işinin seyirciler arasında yaratacağı ilişkiler, ya da toplumsallaşma modellerinin üzerine odaklanıp bir şeyler icra ediyorlar. Bourrıaud bu yapının psikolojik alt yapısına odaklanıp, yaratılan bu iletişimsel ağı da bir sanat modu statüsüne taşıyor. Mitingler, buluşmalar, gösteriler, insanların çeşitli şekillerde iş birliği yapması, oyunlar, bayramlar, bir araya gelinen yerler, kısacası karşılaşma biçimlerinin ve ilişki keşfetme biçimlerinin tümü estetik nesneleri temsil eden, ilişkisel sanatın yaşam sahalarıdır. Performans sanat yapıtı bu ilişkisel estetiğe güzel bir örnek. Sanatçı tarafından çağrılmış olan bir seyirci kitlesi aynı olay-zaman içinde performansı deneyimlerler. İlişkisel estetik bağlamında çalışan sanatçıları birbirine bağlayan herhangi bir tarz, tematik bütünlük ya da ikonografi mevcut değildir diyor. Uygulama ve kuram bakımından aynı düzlemde, insanlararası ilişkiler alanında hareket ederler, ortak paydaları budur. İlişkisel sanatı doğuran şey şimdiki zamandır. Biraradalıkla mümkündür. Ortak hayatı düzenleyen esnek süreçlerden esinleniyor diyor. Çağdaş sanatın estetik kaygıdan uzaklaşıp, kavramsal ve toplumsal
İlişkisel EstetikNicolas Bourriaud · Bağlam Yayınları · 200510 okunma