Mel

Puan vermedi·134 syf.··
2021 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 00:11
Dadoun diyor ki; insanlığın bütün toplumları, bedenin erosunu evcilleştirmek, kanalize etmek, ya da ortadan kaldırmak için anti-erotik önlem ve pratiklere başvurdular. Giysilerin en evrensel işlevinin bu olduğunu söylüyor. Antropoloji sayesindeki sayısız örneklemlerle inceleme sağlanınca BEDENİN bir bütün olarak erotizmden uzaklaştırıldığını, değersizleştirilip, iğdiş edildiğini belirtiyor. Böyle bir agonik perspektif içinde erotizmin gücünü bastırması yerine, daha çok şiddetlendiğini ifade ediyor. Nitekim öyle olmuşa benziyor. insanları farklı bir yola sürükledi diyor; ORGANLARA! Çok ilginç bir fikir bu. İnsan bedeni çıplaklığı bir bütün olarak göremeyince, farklı noktalardan etkilenmeye, arzu etmeye başladı diyor. Organlar Erotizmi; libidonun tek bir organ üzerine ya da, belirli organlar kompleksi üzerine odaklanması, buralarda sabitlenip birikmesidir. Gözler, burun, dişler, narin boyun, meme, belin kıvrımları, kalça, bacaklar, ayaklar ve ayak bilekleri vs vs.. “derinin kartografisini çıkartıp fantastik bir kıtaya dönüştürülen minik manzaralar “ diyor bunlara. Tabii erotizmin temel üçlüsü seks, ağız, anüse özel anlam atfediyor. Bu üçlü, libido adı verilen, canlı dolaşım kaynağı merkezi ve nesnesi olmasından kaynaklı piramidin en üst tepesinde yer alıyor. LİBİDO, kavramını Freud’un Oral Libido, Anal Libido, Faillik Libidosu kuramlarıyla açıklıyor. ARZU’nun yok olması korkusu kavramı, yani aphanisisi yokluğunu betimliyor. Yazarımız şöyle devam ediyor; bastırılan arzular, istemsiz bir şekilde doğal yaşamımızın her yerinden fışkırmakta. Kamusal alandan, kıyafetlere, tavır ve sözlerden, filmler, reklam panolarına kadar her yerde bu arzunun izleri vardır diyor. Pek tabii katılıyorum ama bu noktaya nasıl gelindiğini, niçin her yerde erotizmin pazarlandığına dair bir
ErotizmRoger Dadoun · Dost Kitabevi · 200741 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dilinizi Özgürleştirin! Dil güçlü bir araçtır. Seçtiğimiz kelimeler bir şeyleri adlanırmak ya da tarif etmekten fazlasını yaparlar; statü ve değer atfederler. Dolayısıyla insan olmayan hayvanlardan bahsederken seçtiğiniz ifadelere dikkat edin; zira onlar hakkındaki önyargıları muhafaza eden ifadeler kullanıyor olabilirsiniz.  İnsan olmayan bir hayvandan bahsederken cinsiyetsiz “it” zamiri kullanmak (dişi ya da erkek olan) bu hayvanı onursuzlaştırır ve diğer hayvanların nesneler, aşağı varlıklar ya da mülkler oldukları görüşünü idame ettirir.  Evlerini ve yaşamlarını insan olmayan hayvanlarla paylaşan insanlardan bahsederken “sahip” gibi kelimeler kullanmak köleliği çağrıştırır ve bu çağrışımla barışık olmamalıyız. Dost, refakatçi, yoldaş ya da koruyucu gibi kelimeler daha tercih edilesidir. Diğer hayvanlanları “yaşayan şeyler” diye anmaktan kaçının. Onlar yaşayan varlıklardır.  Evcil olmayan hayvanlardan özgür ya da özgürce dolaşan hayvanlar diye söz edin, “vahşi” ya da “yabani” hayvanlar diye değil. Hayvanların insanların eylemleri sonucu acı çekmesi ya da ölümünden söz ederken gerçekleri gözler önüne seren acı verici derecede açık kelimeler kullanın. “Ötanazi”, “uyutmak”, “kurban etmek”, “etkisiz hale getirmek” hayvanlar üzerinde araştırma yapanların (ve bazı hayvan ıslahçılarının); “hastayı sürüden ayıklamak”, “hasat etmek”, “terbiye etmek” ve “sürüyü seyreltmek” de avcıların, tuzakçıların ve benzerlerinin en sevdiği ifadelerdir. Bu kelimeler öldürmek anlamına gelir; dolayısıyla öldürmek deyin.  Suçlu insanlar, insan olmayan hayvanlara uyguladıkları dehşet verici zulümlerin ve çağdışı sömürülerin üstünü yukarıdakiler gibi yanıltıcı hüsnütabirler ile örtmeye çalışırlar. Siz her şeyi olduğu gibi söyleyin ve başkaları böyle söylem ettiğinde onları düzeltin ki
Puan vermedi·249 syf.··
2021 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 00:11
İçinde güzel detaylandırmaların olduğu birkaç anekdot yakaladım ama çok fazla kutuplaştırıcı bir dili var. Bazı noktalarda konudan kopup başka kavramları detaylandırma gereği duymuş. Ekonomi ve politikayı erkeklerin yönettiğini, sanayi devrimi ile birlikte fazla boş vakti kalan kadınların da sanata yöneldiğini söylüyor. “Kadın sanatı” diye bir kavramdan söz ediyor ama tam olarak bunu ifade edebildiğini düşünmüyorum. Teknoloji erkeği, sanat kadını temsil ediyor diyip güzel bir frekans yakalamışken bu savını da kuvvetlendirebildiği söylenemez. Yine bu bütünsellikte inşa ettiği yakın geleceği şöyle izah ediyor; Sanayi Devrimi’nin, Teknoloji Devrimi’nin yarattığı Kültür Devrimlerinden sonra ilerde bir Kültür Devrimi’nin daha olacağını ve bunun erkek(teknoloji) ve dişi(sanat) yaklaşımlarının bütünleşip kendilerini aşarak çift-cinsli bir kültürün olacağını iddia ediyor. Bu bana oldukça ilginç geldi. “Teknoloji/internet çağından sonra nasıl bir çağ açılır acaba” diye düşünmüştüm daha önce. Bu metaforların karışımı ile varolacak androjen bir kültür nasıl olabilir, tahayyül edemiyorum. Talepleri çok keskin. Mesela; -Kadınlar doğum yükünden kurtarılmalı, yeni yollar bulunmalı. Doğan çocuklara erkek ve kadınların ortaklaşa baktığı bakım evleri yaratılmalıdır diyor. -Hem kadınların, hem de çocukların ekonomik bağımsızlığı için sibernetik komünizmi öneriyor. -Egemenlik psikolojisini besleyen aileyi yıkmak istiyor. -Okulların kapatılıp, çocukların büyüklerin yaşam sahasında özgürce hareket etmesini istiyor. -Tüm kadınlar ve çocuklara cinsel özgürlük istiyor. Zaten kitap başlangıçta bu fikirlerini kabul ettirebilmek üzerine kurulu. Farklı bir bakış açısı, okunabilir.
Cinselliğin DiyalektiğiShulamith Firestone · Payel Yayınları · 200047 okunma

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·400 syf.·
5 günde okudu
·
2021 100. kitabı
Carol J. Adams
8.3/10 · 946 okunma
Erotiklik, heyecanlandırıcı bir şeydir. Kimse erotikliğin ortadan kalkmasını istemez. Yaşam, o ateş de olmasa çok renksiz ve sıkıcı bir tekrar olabilir. Asıl önemli nokta da budur. Neden tüm coşkular, tüm heyecanlar, insan yaşantısının bir tek. dar, bulunması-çok-güç yoluna itilmiş, yoğunlaştırılmış da öteki bütün yollar bomboş bırakılmıştır? Erotikliğin ortadan kaldırılmasını istediğimizde, cinsel coşkunun, cinsel heyecanların ortadan kaldırılmasını değil, bunların yaşamımızın tüm alanlarına yayılmasını istiyoruz — bu alan aslında çok geniştir: kullanıldıkça da genişleyecektir.