Mel

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
2021 105. kitabı
Alexis Carrel
7.9/10 · 694 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·408 syf.··
2021 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2021 00:13
Ekonomi, İktisadi Düşünce Tarihi, Politika, Finans, Antropoloji ve birçok insan ilişkileri dalının kavrayışında "Başlangıç" seviyesinde bir içeriğe sahip. Hem ilişki bağlamında ardı sıra tanımlarla güzel bir anlatım, akış yakalanmış, hem de bu alanlarla alakalı jargonları tarihsel akış içinde gayet açık bir şekilde tanıtmalar sağlamış. İş bölümünün başlangıcındaki M-P-M (meta-para-meta) formülünün nasıl P-M-*P  formülüne evrildiğini anlatıyor. İlkel komünizm- kölelik- feodalizm- kapitalizm- tekelcilik- emperyalizm, oluşumlarının birbirini var etme ve çatışma süreçlerini aktarıyor. Bu süreçleri detayda boğulmadan aktardığı için aradaki bağlantılar kolay kavranıyor. Tabii içinde biraz fazla sosyalizm güzellemesi var ama çemberin dışındakilere öğreti ereği taşıdığı için görmezden gelinebilir. Başlangıç seviyesindeki okurlara tavsiye edebilirim. 
Ekonomi PolitikNikitin · Sol Yayınları · 196874 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2021 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 00:11
Dadoun diyor ki; insanlığın bütün toplumları, bedenin erosunu evcilleştirmek, kanalize etmek, ya da ortadan kaldırmak için anti-erotik önlem ve pratiklere başvurdular. Giysilerin en evrensel işlevinin bu olduğunu söylüyor. Antropoloji sayesindeki sayısız örneklemlerle inceleme sağlanınca BEDENİN bir bütün olarak erotizmden uzaklaştırıldığını, değersizleştirilip, iğdiş edildiğini belirtiyor. Böyle bir agonik perspektif içinde erotizmin gücünü bastırması yerine, daha çok şiddetlendiğini ifade ediyor. Nitekim öyle olmuşa benziyor. insanları farklı bir yola sürükledi diyor; ORGANLARA! Çok ilginç bir fikir bu. İnsan bedeni çıplaklığı bir bütün olarak göremeyince, farklı noktalardan etkilenmeye, arzu etmeye başladı diyor. Organlar Erotizmi; libidonun tek bir organ üzerine ya da, belirli organlar kompleksi üzerine odaklanması, buralarda sabitlenip birikmesidir. Gözler, burun, dişler, narin boyun, meme, belin kıvrımları, kalça, bacaklar, ayaklar ve ayak bilekleri vs vs.. “derinin kartografisini çıkartıp fantastik bir kıtaya dönüştürülen minik manzaralar “ diyor bunlara. Tabii erotizmin temel üçlüsü seks, ağız, anüse özel anlam atfediyor. Bu üçlü, libido adı verilen, canlı dolaşım kaynağı merkezi ve nesnesi olmasından kaynaklı piramidin en üst tepesinde yer alıyor. LİBİDO, kavramını Freud’un Oral Libido, Anal Libido, Faillik Libidosu kuramlarıyla açıklıyor. ARZU’nun yok olması korkusu kavramı, yani aphanisisi yokluğunu betimliyor. Yazarımız şöyle devam ediyor; bastırılan arzular, istemsiz bir şekilde doğal yaşamımızın her yerinden fışkırmakta. Kamusal alandan, kıyafetlere, tavır ve sözlerden, filmler, reklam panolarına kadar her yerde bu arzunun izleri vardır diyor. Pek tabii katılıyorum ama bu noktaya nasıl gelindiğini, niçin her yerde erotizmin pazarlandığına dair bir
ErotizmRoger Dadoun · Dost Kitabevi · 200741 okunma
Dilinizi Özgürleştirin! Dil güçlü bir araçtır. Seçtiğimiz kelimeler bir şeyleri adlanırmak ya da tarif etmekten fazlasını yaparlar; statü ve değer atfederler. Dolayısıyla insan olmayan hayvanlardan bahsederken seçtiğiniz ifadelere dikkat edin; zira onlar hakkındaki önyargıları muhafaza eden ifadeler kullanıyor olabilirsiniz.  İnsan olmayan bir hayvandan bahsederken cinsiyetsiz “it” zamiri kullanmak (dişi ya da erkek olan) bu hayvanı onursuzlaştırır ve diğer hayvanların nesneler, aşağı varlıklar ya da mülkler oldukları görüşünü idame ettirir.  Evlerini ve yaşamlarını insan olmayan hayvanlarla paylaşan insanlardan bahsederken “sahip” gibi kelimeler kullanmak köleliği çağrıştırır ve bu çağrışımla barışık olmamalıyız. Dost, refakatçi, yoldaş ya da koruyucu gibi kelimeler daha tercih edilesidir. Diğer hayvanlanları “yaşayan şeyler” diye anmaktan kaçının. Onlar yaşayan varlıklardır.  Evcil olmayan hayvanlardan özgür ya da özgürce dolaşan hayvanlar diye söz edin, “vahşi” ya da “yabani” hayvanlar diye değil. Hayvanların insanların eylemleri sonucu acı çekmesi ya da ölümünden söz ederken gerçekleri gözler önüne seren acı verici derecede açık kelimeler kullanın. “Ötanazi”, “uyutmak”, “kurban etmek”, “etkisiz hale getirmek” hayvanlar üzerinde araştırma yapanların (ve bazı hayvan ıslahçılarının); “hastayı sürüden ayıklamak”, “hasat etmek”, “terbiye etmek” ve “sürüyü seyreltmek” de avcıların, tuzakçıların ve benzerlerinin en sevdiği ifadelerdir. Bu kelimeler öldürmek anlamına gelir; dolayısıyla öldürmek deyin.  Suçlu insanlar, insan olmayan hayvanlara uyguladıkları dehşet verici zulümlerin ve çağdışı sömürülerin üstünü yukarıdakiler gibi yanıltıcı hüsnütabirler ile örtmeye çalışırlar. Siz her şeyi olduğu gibi söyleyin ve başkaları böyle söylem ettiğinde onları düzeltin ki